Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr

Seçimlerde Muharrem İnce’nin Din Söylemi

Ejder OKUMUŞ
04 Temmuz 2018 10:16

CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, nasıl yaklaşılırsa yaklaşılsın, ne denirse densin, 24 Haziran Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aldığı %30,8 oy oranıyla Recep Tayyip Erdoğan’dan sonra önemli bir başarı elde etmiştir. Partisi CHP’den yaklaşık %8 oranında fazla oy alarak parti içinde liderlik yarışını da yeniden başlatacak bir sürece dahil olmuştur. Nitekim bu süreç başlamıştır.

İnce, seçim boyunca ortaya koyduğu davranış, dil ve söylemle de dikkatleri üzerine çeken bir Cumhurbaşkanı adayı oldu. Bilhassa din alanında sergilediği geçmiştekinden farklı tutumu, ilginç ve önemliydi. Seçim çalışmaları kapsamında Hacı Bayram Veli Camii’nde Cuma Namazı kılıp dua etme görüntüsü vermesi, mitinglerinde ezan okunurken konuşmasına ara vermesi, din hakkında zaman zaman olumlu şeyler gündeme getirmesi, başörtüsü özgürlüğünü savunması vs. bu seçim sürecinde gerçekten de siyasal ve sosyolojik açıdan üzerinde dikkatle düşünülmesi gereken hususlardır. 

İnce’nin din konusunda sergilediği bu tutum, gerek kendi Cumhurbaşkanlığının halk katında meşruiyet kazanmasında, gerekse zaman içinde Türkiye’de genel olarak siyasetin ve devletin kararlarının toplum katında geçerlilik veya haklılık kazanmasında, halktan onay almasında, Türkiye’de din-devlet ilişkilerinin sağlıklı yürümesinde işlevsel olabilir. Genel olarak toplumsal hayattaki etki gücüne bakıldığında bilhassa meşrulaştırma boyutuyla çok etkili bir sosyal fenomen olan din, Türkiye bağlamında toplumsal planda daha da etkilidir. İnce bu gerçeği görmüş olacak ki, seçim meydanlarında fırsat buldukça dinî dil ve söyleme başvurdu. Bunun İnce’nin önceki hayatına ve söylemlerine bakılarak din istismarı olduğu söylenebilir; fakat bunun için acele etmemek gerekir. Bilimsel olarak yaklaşmak gerekirse, anlayıcı perspektifle İnce’nin tutumunu anlamaya çalışmak ve ona göre anlamlandırmak, dolayısıyla din istismarı tanımlaması yapmadan işin toplumsal boyutlarına bakmak daha doğru olacaktır.

İnce’nin dine başvurusunun Türkiye açısından yukardakine bağlı bir başka önemli boyutu daha var. O da siyasetçinin, devlet adamının, yöneticinin herhangi bir nedenle, gerekçeyle, amaçla ve herhangi bir yerde dine olumlu referansta bulunması, dinin meşrulaştırma gücüne başvurması, toplum katında bağlayıcı kabul edilmekte, toplumun devletten veya siyaset adamlarından mütemadiyen dine olumlu bakmalarını beklemesine yol açmaktadır. Başka bir ifadeyle devlet ve siyasetin dinin meşrûlaştırım gücü veya boyutuna başvurarak kendi yaptıklarını meşrulaştırmaları, halkın dinî hayatını ve devletten dinî taleplerini meşrulaştırmaya hizmet etmektedir.

İnce’nin seçim çalışmalarındaki dinî yaklaşımına sosyolojik açıdan bakmak, bu yaklaşımın toplumsal boyutlarını, siyaset-din ilişkilerinin normalleşmesine katkı veren yönlerini, uzun vadede halkın devlete ve siyasetçiye olumlu bakmasına ve tabii ki devlet ve siyasetçinin de halkı doğru anlamasına ve ona göre siyaset üretmesine sağladığı katkıları incelemek, Türkiye’de din-siyaset ilişkilerini doğru okumaya da katkı sunacaktır.

 

04.07.2018