Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr

Recep Tayyip Erdoğan Liderliğinde AK Parti’nin Önemli Başarısı

Ejder OKUMUŞ
13 Temmuz 2018 13:52

Ak Parti’nin İki Başarısı

Ak Parti bu seçimlerde önceki seçimlere oranla önemli sayılabilecek bir oy kaybetti ve dolayısıyla milletvekili sayısını düşürdü. Fakat burada yine de Ak Parti hanesine yazılan iki önemli başarı var. Bu başarılar üzerine kafa yormak ve sebeplerini araştırmak, çok önemlidir. Bu kısa yazıda hiç olmazsa iki başarıya dair birkaç hususu vurgulamak istiyorum.

Birinci Başarı

Öncelikle AK Parti’nin kurulduğu günden bugüne kadar iki istisna dışında başarısını korumasıdır. Ak Parti 16 yıldır seçimlerden hep birincilikle çıkan ve iktidar olan bir partidir. 16 yıldır iktidarda kalan bir partinin çok daha fazla oy kaybetmesi, hatta iktidarı kaybetmesi normal karşılanırdı. Fakat bu Ak Parti için geçerli olmadı. Ak Parti girdiği her seçimde yüksek düzeyde oy aldı. Bu başarıda elbette lider Recep Tayyip Erdoğan’ın büyük payını zikretmek gerek. Bununla birlikte bu başarıda asıl pay, Erdoğan liderliğindeki Ak Parti’nin 16 yıldır yaptığı büyük hizmetlerin hatırına Ak Parti’ye sahip çıkan Ak Parti gönüllülerine aittir. Bundan sonra bu sahip çıkmayı koruyacak ve güçlendirecek olan, tabii ki AK Parti ve yönetimidir.

İkinci ve Daha Önemli Başarı

Ak Parti’nin bir başka ve aslında daha önemli başarısı ise 16 yıllık hükümetleri ve iktidarları boyunca toplumda bazı nispeten marjinal gruplar da dahil birçok dinî grubun desteğini alması ve devletle barışık hale gelmesini sağlamasıdır. Cumhuriyet tarihi boyunca böyle bir şey bu derece yüksek düzeylerde ilk defa olan bir şeydir.

Daha önce devlet denildiğinde bir tür korkuyla karışık yabancılık ve belirsizlik hissine kapılan, siyasete uzak duran, devlet ve siyasetin kendileri için iyi şeyler ifade etmediği birçok dinî grup, Erdoğan liderliğindeki Ak Parti hareketi etrafında devlete yakınlaştı, siyaset hakkında iyi şeyler düşünür hale geldi. Devlet ve siyaset o kesimler için nispeten güveni ifade etmeye başladı. Onlar için devlet denildiğinde artık korku ve yabancılık değil, iyilik, güvenilirlik, güvenlik ve yakınlık hissi/yaklaşımı ağır basmaya başladı. Bu tespitler, özel anlamda çoğu İslamcılar için de geçerlidir.

Bu durumun sebepleri üzerine elbette çok yönlü düşünülebilir ve birçok şey söylenebilir. Hiç kuşkusuz din-devlet/siyaset ilişkileri açısından bu çok farklı ve özgün bir olaydır. Recep Tayyip Erdoğan ve siyaset arkadaşları Cumhuriyet tarihinde ilk defa böyle bir şeyi başardı. Denilebilir ki, güvene, yakınlaşmaya, barışa dayalı bu din-devlet/siyaset ilişkisi biçimi, Recep Tayyip Erdoğan ve Ak Parti’nin önümüzdeki süreçte elde edeceği başarı oranında daha da netleşecek ve güçlenecektir.  

 

13.07.2018