Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr

Haftanın Ekonomi ve Finans Değerlendirmesi (22 Haziran – 3 Temmuz 2018)

Sde Editör
03 Temmuz 2018 09:15

Prof. Dr. Abuzer Pınar - Dr. Öğr. Üyesi Merve Karacaer Ulusoy

Türkiye

Türkiye 24 Haziran’da zorlu bir seçim sürecini daha atlattı. Yeni sistemde hükümetin oluşturulması konusunda herhangi bir sorun beklenmediğinden siyasi istikrarın devam edeceği beklentisinin piyasaya kısa vadede olumlu yansıması ve ekonomik göstergelerde iyileşmeler beklenmektedir. Ancak iki nedenle irdi. İhtiyatlı bekleyiş sürmektedir. Birincisi, ekonomi yönetiminin nasıl oluşturulacağına ilişkindir. Diğeri ise ABD Başkanı Donald Trump’ın başlatmış olduğu küresel ticaret savaşıdır. Türkiye de dış piyasadaki olumsuz şartlardan etkilenmektedir.

Bu hafta yaşanan bir diğer gelişme TÜİK tarafından açıklanan haziran ayı enflasyon rakamlarında meydana gelen artışlar olmuştur. Buna göre, TÜFE aylık bazda yüzde 2,61, yıllık bazda ise yüzde 15,39 artış göstermiştir. Yıllık bazdaki artış 2003 yılından itibaren görülen en yüksek seviye iken, aylık bazdaki artış Ekim 2011’den beri görülen en yüksek seviye olmuştur. Öte yandan, çekirdek enflasyon yüzde 12,6’dan yüzde 14,6’ya çıkmıştır. Yİ-ÜFE verisi de aynı şekilde artış göstererek aylık bazda yüzde 3,03, yıllık bazda ise Temmuz 2003’ten beri görülen en yüksek seviye olan yüzde 23,71’e ulaşmıştır. Haziran ayı için tüketici fiyatlarındaki en yüksek artış yüzde 82,53 ile kuru soğanda meydana gelmiştir. Bu gelişmeler ışığında TL değer kaybetmiş, dolar/TL kuru gün içerisinde 4,67’nin üzerine çıkarken, Euro/TL 5,44 olarak gözlemlenmiştir. 

Seçimin hemen ertesinde haftanın ilk işlem gününde dolar/TL 4.53’e kadar gerilerken gün sonunda tekrar 4.72 seviyelerini gördü, Borsa İstanbul ise güne yükselişle başlarken gün sonunda değer kayıpları yaşadı. Hafta ortasına doğru ise dolar kuru kademeli olarak düşerek 4,62 seviyelerine geriledi.

Yurtiçi ekonomik güven endeksi %90 civarına inerek 2002’den bu yana en düşük seviyeye indi. Bu düşüşte reel kesim ve perakende sektöründeki düşüşler etkili oldu. İmalat sanayi ve PMI da düşüş eğilimini sürdürüyor. Moody’s derecelendirme için ekonomi yönetiminin oluşumunu beklerken, Japon JCR, seçimlerin belirsizliği ortadan kaldırması ile Türkiye’de olumlu yönde gelişmeler beklediğini açıkladı.

Seçim sonrasında piyasalar görece güçlü bir başlangıç yaptı. BİST-100 endeksi %3’ün üzerinde artışla başlamasına rağmen, haftayı pozitifte olmakla beraber düşük bir artışla kapattı. Gösterge tahvilin faizi %19’u biraz geçmiş durumda.

Dünya

ABD’nin özellikle Çin’i hedef alan korumacılık politikaları ve İran’ı hedef alan ambargo baskıları uluslararası piyasalarda baskı yaratmaya devam etmektedir. Uluslararası derecelendirme kuruluşu Moody’s ABD-Çin arasındaki gerilime dikkat çekerek, söz konusu iki ülke arasındaki ihracat kısıtlamalarının kapsamda yer alan ürünlerin endüstrilerinde faaliyet gösteren şirketler üzerinde olumsuz etkileri olabileceğine dikkat çekti. Ayrıca iki ülkenin yatırım, finansal koşullar ve büyüme potansiyellerinde yavaşlama gözlemlenebileceğini, bu durumun da küresel ekonomiyi olumsuz etkileyerek diğer ülke ekonomileri üzerinde olumsuz baskı yaratabileceğinin altını çizdi.

Dünyadaki diğer gelişmelere bakıldığında ise, küresel ticaret savaşının dışında ABD’nin dünyanın en büyük petrol ihraç eden ülkelerinden olan İran’a uyguladığı ambargoların gündeme geldiği gözlemlenmektedir. ABD, müttefik ülke ve şirketlerden İran’a yapılan petrol ithalatlarını 4 Kasım itibari ile sonlandırmalarını talep ederken, aksi bir durumda ABD’nin bu ülkelere ve şirketlere yaptırım uygulamaktan çekinmeyeceğinin de altını çizdi. Bu gelişmelerin arından Brent petrol fiyatları yüzde 1,9 artış ile 76 doların üzerine çıkarken, ABD Batı Texas (WTI) petrolün varil fiyatı yüzde 3,2 artış göstererek 70,27 dolara ulaştı. ABD yönetiminin İran’ın petrol satışı ve uluslararası bankacılık sisteminde para transferini durdurmayı hedeflediğini belirten İran yönetimi özel sektörün petrol ihraç etmesinin önünü açacaklarını belirtti. Mevcut durumda İran’da özel sektör borsadan günde 60 bin varil petrol satın alabiliyor. ABD’nin İran’a uyguladığı yaptırımlar nedeni ile petrol piyasasında payını kaybedecek olan İran’ın yerini ise Rusya ve Suudi Arabistan’ın doldurması bekleniyor.

ABD’de ekonomik verilerde olumsuz gelişmeler oldu. Özel tüketim harcamalarında gevşeme olurken, dayanıklı mallarda ve konut talebinde daralma sinyalleri geldi. Ayrıca tüketici güven endeksinde de düşüş meydana geldi. Bütün bu gelişmeler sonucunda, daha önce ilk çeyrek büyümesi %2,2 olarak açıklandığı halde, bu rakam %2’ye revize edildi. Bu eğilim böyle devam ederse, ortaya çıkabilecek resesyon ihtimali faiz artışlarını tersine çevirebilir. Aslında ABD bir çelişki yaşamaktadır. Durgunluk eğilimleri olduğu halde faiz yükselirken, dolar diğer paralara karşı değer kazanmaktadır. Bu da ABD’nin dış açığının artacağı anlamına gelir. Gümrük duvarlarının yükseltilmesini böyle de okumak mümkündür.

ABD’nin bu hareketlerine karşılık başta Kanada ve Meksika olmak üzere gümrük vergilerinde misilleme kararı alarak uygulamaya başladılar. AB Komisyonu ABD’nin kararlarını Dünya Ticaret Örgütü’ne şikayet etmekle beraber geri adım beklenmiyor. Uluslararası piyasalar ve kuruluşlar gümrük tartışmalarının dünya ekonomisini durgunluğa sürükleyeceği kanaatinde.

 

03.07.2018

 

 

İçeriğe Yorum Yapabilirsiniz.