Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr

Yeni Türkiye Mimarisinde, ‘Yeni Eğitim ve Kültür’ ve ‘Demokrat Asker-Sivil İlişkileri ’

Bülent ERANDAÇ
18 Temmuz 2018 16:45

100 yıllık Devlet yapısı zamanın ruhunu yakaladı. 24 Haziran Millet zaferinin rüzgârıyla yeni, dinamik, çağa uygun bir sistemle Devlet topyekûn reforme ediliyor. Yeni sistemin dinamosu, 1. Başkanı Tayyip Erdoğan, hızlıca YENİ TÜRKİYE MİMARİSİNİ geliştiriyor. Kurumlar, kurullar, kabine, yeni ruhla yeni hedeflere yöneliyor.

Yeni dönemde, özellikle EĞİTİM VE KÜLTÜR alanında yapacak çok işimiz var. KÜRESEL OYUNCU OLMAMIZIN ANAHTARI MİLLİ EĞİTİM VE KÜLTÜR ALANINDA JEOKÜLTÜREL-STRATEJİK HAMLELER YAPMAMIZDIR.

Asla şüphemiz yoktur ki, Başkan Tayyip Erdoğan, EĞİTİM VE KÜLTÜR alanında Yeni Türkiye’ye çağ atlatacaktır. 16 yıldır yakından tanığımız Büyük Lider Erdoğan’ın, iyi bir eğitim ve kültüre sahip olan insanlarımızın yetiştirilmesi hususunda beyin fırtınaları yaptırdığını, geçmişin birikimiyle birlikte gelişmişliği, UFKU AÇIK, İRFANI BÜYÜK YENİ TÜRK GENÇLİĞİNİN PEŞİNDE KOŞTUĞUNU iyi biliyoruz.

MİLLİ EĞİTİM: Başkan Erdoğan, Milli Eğitim Bakanı olarak, her kesimden insanın mutabakat sağladığı, insanlarımızın umudunu yeşertecek özellikli bir yöneticiyi göreve getirdi. Prof. Dr. Ziya Selçuk. Bu atamayla ilgili medyaya baktığımızda bir gerçek karşımıza çıktı. Sağcısı, solcusu, muhalifi, iktidar yanlısı fark etmeden toplumun kahir çoğunluğu olumlu yorumlarda bulundu. Şu anda, EĞİTİM sisteminin başında herkesi birleştiren bir isim. KÜLTÜR: Kültür ve Turizm Bakanı olarak atanan tanınmış turizmci olan Mehmet Ersoy, turizm için biçilmiş kaftan. VE KÜLTÜR BAKAN YARDIMCILIĞINA gelecek yine biçilmiş kaftan bir isimle bu bakanlık, yeni sistemin ana damarlarından birisi olacaktır. Kültür ve sanat da genç Türkiye’nin ufkunu açan, geleceğe yatırım yapacak PROJELER devreye girecek.

YENİ TÜRKİYE’NİN YENİ ORDU-DEVLET MİMARİSİ

Özellikle, 27 Mayıs 1960 darbesiyle kronikleşen sivil-asker, ordu-devlet ilişkisi, 15 Temmuz’un 2 inci yıl dönümünde, Başkan Tayyip Erdoğan liderliğindeki Yeni Türkiye’de demokratikleştirildi. Erdoğan, Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ı, yeni Savunma Bakanı olarak atadı, ardından Genelkurmay ve Kuvvet Komutanlıkları, nı   Milli Savunma   Bakanı’na bağladı. Tarihi bir dönüşümü maharetle yönetti. Böylelikle sivil-asker dengesi olması gerektiği gibi sonunda demokratikleşti.

Bu tarihi değişimin arka planına bakarak, geleceğe yönelik perspektifleri daha iyi ortaya koyabiliriz.

Bilindiği gibi, 1960’dan bu yana 15 Temmuz 2018’e kadar, Ordu belirli periyotlarla sivil yönetimi devirerek, inisiyatif alıp siyasete müdahil olmuş ve bunun neticesinde darbe tebebüsleri ve darbelerle, yüksek etkisini-rolünü sürdürmüştü.

27 Mayıs, 12 Mart,1 980, 1998, 27 Nisan’da, her ne kadar bu darbe ve teşebbüsleri her zaman geleneksel askeri metotlar çerçevesinde gerçekleşmese de askerler(oligarklar)istenen sonuca ulaşma bağlamında etkili olmuşlardı. Asker-sivil ilişkilerinde önemli en son gelişme 15 Temmuz 2016 tarihinde ordu içine yuvalanmış NATO Gladyosu(CIA kontrollü)FETÖ örgütü eliyle gerçekleşen darbe girişimi oldu.

Mustafa Kemal Atatürk’ün, 1924 Anayasası ile Türkiye Cumhuriyetine şekil vermeye başlamasında, bugünkü 1982 anayasasında yer alan, ‘değişmez ve değiştirilmesi teklif edilemez’ 2.inci maddesine, ‘Türkiye Cumhuriyeti demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir’ bakmadan, arka planı net okuyamayız.

1928 yılında Anayasa’dan devletin dini kısmı çıkartılıp, 1937 yılında Anayasa’ya “laiklik” ilkesi dâhil edildi. 1924 Anayasası’nda yapılan bu değişikler Cumhuriyeti kuran ağırlıklı asker kadronun din ve devlet ilişkilerini yeniden düzenleme iradesi olarak somutlaştı.

Bundan sonra, ordunun Türkiye siyasetinde etkisi kökleşti, sivil-asker ilişkilerinde belirleyici oldu. Kemalist etkinin gelişmelerde büyük rolü sürdü. 1950 Demokrasiye geçişle beraber Türk demokrasisini içine sindiremeyen Ordu Cuntaları, ilk askeri müdahale 27 Mayıs darbesiyle, merhum Adnan Menderes’i idama kadar götürdü.

Müdahale sonrası 1961 anayasası ile askeri vesayetin Anayasa’da konumu nasıl güçlendirildi. Sarkaç gibi, belli periyotlarla, 10’ar yıllık aralıklarla, 12 Eylül İhtilali ve 1982 Anayasası ile 28 Şubat, 27 Nisanlarla artan ve devam eden sivil otorite üzerindeki rolü, 24 Haziran seçimlerinde Millet zaferiyle yola çıkan Başkan Tayyip Erdoğan’la sona erdirildi.

Bu noktaya gelişimizde, elbette en büyük etken, 15 Temmuz NATO Gladyosu(CIA kontrollu)FETÖ darbe girişimini önleyen Büyük Türk Milletinin birlik ve beraberliğidir.

ŞİMDİ NELER YAPILMALI?

Başkan Tayyip Erdoğan ve Yeni Devlet askerin kurumsal konumunu değiştirirken, zihniyetini de yani yetiştirilen asker tipini de demokratikleştirmek zorundadır. Eğitim sistemini ve müfredatı bu esasa göre dönüştürülme seferberliği için zaman kaybedilemez.

Bu bağlamda, NATO tarafından formatlanan Subay düşüncesini ortadan kaldırmak önemli görevdir. Askerin sorumluluk alması ve şeffaf olması sistematik hale getirilmelidir. Askerin sivil siyasi yönetim altında oluşu ruhiyatı kesintisiz, yeni kuşaklar devreye girinceye kadar sürdürülmelidir. Bu bakımdan, Savunma Bakanı olarak, Hulusi Akar’a tarihi rol düşüyor. Genelkurmay’ın ve Kuvvet Komutanlıklarının Savunma Bakanlığı’na bağlanması, Türkiye için çok önemlidir. Zihniyet değişimi sürdükçe, bu ilişki içselleşecektir.

15 Temmuz CIA kontrollü NATO darbe teşebbüsü Türk Ordusu’nun olası tehlikeleri görmesi açısından tarihi dersler içermektedir. 15 Temmuz’u Cumhurbaşkanı Erdoğan’la beraber önleyen başta Hulusi Akar ve diğer kuvvet komutanlarının,  sivil iktidara ve topluma bakışının Demokratik olduğunu herkes görüyor. Bu anlayışın, toplumla iyice kaynaşmış Ordu, demokratik ruhlu subaylar eliyle geliştirilmesi, geleceğimiz için hayırlara vesile olacaktır.

15 Temmuz/16 Nisan/24 Haziran süreçleriyle dalgalanan DEMOKRAT TÜRKİYE BAYRAĞI altında toplanmak, REFORM, REFORM, REFORM paradigmalarıyla yürümek motto’larımızdan birisi olmalıdır.

 

18.07.2018