Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr

Geleneksel Medyanın Dijitale Dönüşmesinin Anlam ve Önemi

Bülent ERANDAÇ
04 Temmuz 2018 17:02

Medya, tarihinin en köklü ve ciddi değişimini yaşıyor. Dijital Devrim diye olgunun içindeyiz. Bundan en çok medya, iletişim sektörü etkileniyor. Medya teknolojileri ve sistemleri Dijital Medya’ya doğru bir akış içinde. Özellikle, kâğıt baskılı gazeteler hayati girdaplar içine doğru yol alıyor.
Bu gelişmelerin en büyük vuruşlarına, Türk Medyası da nerede ise hazırlıksız yakalanma noktasında. İşte bu süreçte, HABERTÜRK GAZETESİ KÂĞIT BASKIYI CUMA GÜNÜ(2 gün sonra)durdurma kararı aldı, sadece dijital yayın yapacağını açıkladı.

Bu olayı detayıyla irdelemek zorundayız. Çünkü HaberTürk’ün kâğıt baskıdan kaçarken yaşadığı durum, önümüzdeki aylarda, yıllarda Türk Medyasının diğer kâğıt baskı yapan kuruluşlarını da çok yakından, damardan etkileyecek.

Tarih:26 Mart 2016

İngiltere’nin köklü gazetesi, The Independent gazetesi kâğıt baskıyı sonlandırdı. 1886 yılında yayımlanan ilk kâğıt baskısı ve 2016 yılındaki son kâğıt baskılı yayınında, günlük haberleri verdiği baş sayfasının yanı sıra, bir de boş beyaz sayfa üzerine kırmızıyla "Stop Press" (Baskıyı Durdurun) yazılı kapakla çıktı

Son başyazısın da "internet medyasına bu cesur geçişi tarih yargılayacak ve dünya genelindeki diğer gazeteler de bu örneği izleyecek" dendi. "Bugün baskılar durdu, mürekkep kurudu ve yakında kâğıt da kırışmayacak. Fakat bir dönem kapanırken bir diğeri açılır ve Independent’ın ruhu ilerlemeye devam edecek. İşimiz devam ediyor, misyonumuz göğüs germeye devam ediyor, savaş h hiddetleniyor, kurucularımızın hayali asla ölmemeli."cümleleriyle devam etti.

O günlerde, bu konuyu tecrübeli gazeteci arkadaşlarımla konuşmuştum. Tehlike Türkiye’ye doğru geliyordu. İngiltere gibi, yüksek tirajlı kâğıt baskı yapan medya sallanıyorsa, Türkiye gibi giderek tirajı düşen yazılı basın girdaplara doğru doludizgin gidecekti. Son kâğıt baskısında İndependent genel yayın yönetmeni, gerçekleri haykırıyordu:’’" İngiltere nüfusu 56.68 milyondan 63.75 milyona çıktı. Facebook'ta İngiliz kullanıcıların sayısı 0'dan 12,4 milyona çıktı. İngiltere'de ulusal gazetelerinin toplam tirajı 15 milyondan 8,5 milyona düştü. Bu düşüşe uzun zaman dayanamayız. Artık yeni bir formata geçilme noktasındayız. Okurlarımıza internet sitesi ve tabletlerle, cep telefonlarıyla hazırlanan yeni uygulamayı devreye sokacağız’’

Independit olayından hemen sonra, ABD’nın en güçlü gazetesi New York Times CEO'su:’ Yazılı basın 10 yıl sonra bitecek’ dedi,’ "Ekonomik açıdan yazılı gazeteyi sürdürmenin anlamsız olduğu bir noktaya gelebiliriz. Dijital abone sayısı hızla artıyor.10 yıl daha ABD'de yazılı ürünlerimiz olacak ancak bunun bir sonu var" görüşünü savundu. Thompson, "Gazetenin yazılı versiyonuna sadık okuyucularımıza elimizden geldiğince hizmet vermeyi planlıyoruz. Yazılı basın bittikten sonra dijital faaliyetlerimizde başarıyı sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.
Thompson,2017 yılında,’’ Dünyada 1 milyon dijital okuyucu sayısını geçen ilk şirket olan New York Times, dijital abone sayısını yüzde 51 artırdı, yeni abone sayısının 157 bini bulduğunu duyurdu. Şirketin toplam gelirinin, dijital abonelikteki yükselişin etkisiyle geçen yıl yüzde 10 artarak 484 milyon dolara ulaştığını vurguladı.

TÜRKİYE’DE YAZILI GAZETE TİRAJI DEVAMLI DÜŞÜYOR

Sosyal medyanın Türkiye’de iyiden iyiye kök salması, “Basılı medya ölüyor mu”” sorusunu tartışılır hale getirmişti. 2017-2018 yılında, gazete satışları 80 milyona yaklaşan ülkemizde bir hayli düşüktü. Günlük gazete satışı 3,5 ila 4,5 milyon arasındaydı. Bu rakamın çoğunluğu da cumartesi ve pazar günleri gerçekleşiyordu. Bunun da arka planında, Akıllı telefonların hızla artışıyla bir tıkla dünyadaki ve ülkemizdeki tüm haberler önünüze düşüyordu. İnsanlarımız gazete satın almak yerine gündemi, dünyayı, ülkede ne olup bittiğini öncelikle sosyal medyadan, sonra televizyondan izliyordu, Bu da her gün artarak sürüyor. Belli olan, Yaşamımızın giderek dijitalleşmesidir. Eğitimden alışverişe, bankacılıktan araştırmaya, hemen her yerdeki faaliyetler dijital ortama taşınırken, Türk Medyasının da büyük tehlikeye karşı hazırlıkları olması gerekiyor.

Şimdi konuya 2 açıdan bakalım;

1)“Kâğıt gazetelerin 100 yıl geçse de yaşamın bir parçası olarak Dijital Medya ‘ya paralel devam edeceği” görüşü.

2)’Dijital ortamı kullananlar sevenler artacağından gelecek yıllarda gazete okunmayacak, ele bile alınmayacak. Kâğıt Baskılı gazete nihayetinde bir gün sona erecek’ görüşü.

HANGİ GÖRÜŞTEN YANAYIM?

35 yıllık bir tecrübeye sahip, yazılı basından yetişmiş bir gazeteci olarak,’1 inci görüş’ten yanayım. Radyo, televizyonun, internetin çıktığı ilk günlerde de buna yönelik sorular gündeme gelmiş, çeşitli değerlendirmeler yapılmıştı. Ama aradan geçen uzun sürede yazılı basın, kâğıt gazete zorlansa da hala devam ediyor. Çünkü gazete okurlarının çoğunluğu kâğıda dokunmak, gazeteyi, dergiyi, kitabı eline alarak, kokusunu özümseyerek okumak istiyor. Gazete okurlarında mürekkep kokusu alışkanlık yaptı. Bu alışkanlıktan vazgeçmek öyle çok kolay değil. Buna karşılık, Dijital gazeteler, yayınlar tıpkı sanal arkadaş gibi, ona dokunamıyor, yakından hissedemiyorsunuz.

Ayrıca, Yazılı basının yüzyıllara dayanan bir deneyimi var. Yazılı ve basılı medyanın dijital dünyanın sahip olamayacağı bir ağırlığı bulunuyor, bulunmayı sürdürecek.  Günümüzde Türk Medyasının en büyük sorunu baskı sayısı. Yani istenilen rakamlarda satılmaması, halkımızın gazetelere olan duyarsızlığı, gazete okumamaları. Gazetelerin ahalinin taleplerine verememeleri çok düşündürücüdür. Burada önemli olan şudur: Yazılı basın bu haliyle değil. Arka plana bakan, detay veren, yorum-analiz ağırlıklı kâğıt baskılı gazete, gücünü asla kaybetmeyecek. Sonuçta, sosyal medya yaygınlaşsa, dijital ortam yaşamın vazgeçilmezi olsa da dokunulabilinen, mürekkep kokusu hissedilebilinen, en önemlisi çevirdikçe büyük keyif aldığımız sayfalarıyla kâğıt gazete yıllara meydan okumayı sürdürecektir. Nitekim Türkiye’de gazete satışlarının artan nüfus ve günlük yayınlanan gazetelerin çokluğuna karşın yükselmediği, hatta zaman zaman düştüğü acı bir gerçek. Bu olumsuzluklara karşın, sadece haber veren, okuru bilgilendiren, taleplerine yanıt veren, köşe yazarlarının derinlik içeren yorumları ile yapılan gazeteler her zaman yaşama şansına sahiptir. Okurun ilgisini çekecek, adam gibi iyi gazete yapıldığı taktirde, yazılı basın Türkiye’de ölmez.

TÜRK MEDYASININ DÖNÜŞÜMÜ

Düşüncem şöyle: Medya şirketleri, hem yazılı basın, hem de dijital medya’ya beraberce bakmalıdır. Kitle iletişim araçları birer gazete, televizyon, ajans, internet medya haline gelmelidir. Kâğıt baskılı gazeteler, okuyucunun damarına girecek, haber, bilgi, yorum ihtiyacını karşılamalıdır. Okuyucu haberleri sosyal medya araçları üzerinden takip ederken, yazılı basının damara giren haber-yorum-analizlerine bakınca, farkı görmelidir.
Özetle, Türk medyası hem yazılı medya hem de dijital medyada bir dönüşüm yaşamalıdır. Sadece kâğıda baskıyı durdurup, dijitale geçmekle büyük tehlikeden kurtulmak zor olabilir.

Habertürk bu gelişmeyi erken fark etti. Diğer Türk medyası-şirketlerinin de bu konuyu enine boyuna değerlendirmekte olduklarını biliyorum. Türk insanının, GAZETE OKURLARININ, sanal arkadaş gibi, ona dokunamazlık, yazılı mecrayı yakından hissedemeyeceği bir süreçten yana değilim. Tecrübeli ağabeylerimizin sık sık söylediği gibi, mürekkep kokusu alışkanlığını tamamen kapatacak bir süreçten kopulmamalıdır.