Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr

Eksen Değişmiyor, Türkiye Ekseni Kuruluyor

Bülent ERANDAÇ
28 Temmuz 2018 13:56

24 Haziran 2018 seçimlerinde kazanılan seçim zaferiyle millet, kendi Devleti’ne format atarak çağı yakaladı. Artık, vesayet odakları tezgâhlarıyla, parlamento kumpaslarıyla, dolarla, euro ile sarsılamayacak, Batı’dan (ABD-Avrupa) kurgulanan operasyonlarla durdurulamayacak, ‘devlet’ geliyor.

Saygı duyulan Türkiye’nin ayak sesleri dünyada yankı buluyor. Onun için, NATO, Avrupa ve ABD, yıktıkları köprüleri yeniden inşa ediyor. Asya’dan doğan güneş’in çocukları Rusya, Çin, Hindistan, (BRİCS –ŞIO) Başkan Recep Tayyip Erdoğan’la beraber olmak için çırpınıyor.

TESADÜF MÜ?

Önceki gün gelecek yılların kaderini belirleyecek, önemli gelişmeler yaşandı. ABD Başkanı Trump ve Yardımcısı Pence, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın BRICS toplantısı için bulunduğu Güney Afrika’da Rusya Lideri Putin’le görüşme yapmadan kısa süre önce, Papaz Brunson yüzünden Türkiye’yi tehdit ettiler.

Bu bir tesadüf değildi. Batı sistemine kök söktürecek doğudan başlayan hassas, hayati karşı hareketin sembol kurumlarından olan ‘BRICS’e Başkan Tayyip Erdoğan’ın özellikle davet edilmesi, Çin ve Rusya liderleri ile yapılan görüşmeler, Derin ABD’yi rahatsız etmişti.

ABD ve Avrupa basınında anında, "Türkiye’nin ekseni kayıyor", yakıştırmalarının başlaması da tesadüf değildir. Zaten bu toplantıdan çok önce, Türkiye İçin, eksen kayması yakıştırması yapılıyor, tartışmalar sürüyordu.

2009 yılında, Başkan Tayyip Erdoğan’ın, ABD-Batı’nın İslam Coğrafyasındaki karakolu İsrail’e "ONE MINUTE" ÇEKMESİ, sonrasında Türkiye’nin yakın coğrafyasına, komşuları olan Müslüman-Orta Doğu ülkeleri ile ilişkilerini geliştirmeyi hızlandırması, ABD-Avrupa tarafından, Eksen kayması olarak dillendirilme kampanyalarına dönmüştü.

Aslında yapılmak istenen şuydu; Türkiye’nin özellikle 1952’de NATO üyeliğinin başladığı yıldan itibaren içinde yer aldığı Batı ittifakı yerine, Müslüman dünyaya yönelmesinin önü kesilmek isteniyordu.

Türkiye-Başkan Tayyip Erdoğan, 2009 sonrası, BAĞIMSIZ DIŞ POLİTİKA VE ÇOK YÖNLÜ İLİŞKİLER SÜRECİNİ başlatmıştı. Bu düşünce ve eylemleri, bir eksen kayması değildi. Günümüzde daha iyi gördüğümüz gibi, EKSEN YAPMA düşüncesinin ağırlık kazanmasıydı.

Hep beraber düşünelim. Eksenin kayması için, kayılan bölgenin güçlü bir çekim alanı oluşturması gerekirdi. Türkiye’yi bu denli kaydırabilecek güç, üzerinde 21. yüzyıl haritalarının yapıldığı, Büyük İsrail oluşturma tezgâhlarının ayyuka çıktığı, ABD-Avrupa’nın yeni emperyalist planlar yaptığı Ortadoğu olamazdı. Çünkü Türkiye, Ortadoğu’daki ülkelerin her birinden birer birer, hatta grup olarak daha büyük çekim kuvveti yaratabilecek özellikleri barındırıyordu.

Peki, ABD-Avrupa’nın korktuğu Türkiye’nin Asya’ya, Çin’e, Şanghay Beşlisine, BRICS’e yakınlaşması, EKSEN KAYMASI olur mu? Hayır.

Bölgesinin en istikrarlı ülkelerinden ve dünyanın 16. büyük ekonomik gücüne sahip Türkiye, 1950’li yıllardan beri içerisinde bulunduğu Batı ittifakı içerisinde, bir taraftan ülke kalkınması, diğer taraftan demokratikleşme yönünde gayretler içerisindedir.

AB üyeliği konusunda dayatılan pek çok kabul edilemez hususlara bile sabırla dayanan Türkiye’nin milli gücü artış kaydettikçe, Müslüman dünyayla mevcut tarihi ve kültürel çekim alanı oluyor.

Türkiye’yi bölgesinin önemli siyasi gücü haline taşıdığı bir süreçte, milli güç unsurlarındaki artışa paralel olarak, bölgesindeki ağırlığının artması, bölgesel sorunlara müdahil oluşu, EKSEN KAYMASI DEĞİL, EKSEN KOYMASI OLARAK TECELLİ EDECEKTİR. 

‘TÜRKİYE EKSENİ’ 

Yaşadığımız günlerde, çok kutuplu dünya kuruluyor. Başkan Tayyip Erdoğan-Türkiye’de çok kutuplu dünya’ya, Türkiye Ekseni’yle damga vurmak istiyor. Türkiye,“yakın çevresinde” artan etkisini Tarihin can alıcı bir dönemecinde Türkiye Eksen’i kurarak ÇEKİM MERKEZİ olmak istiyor.

Çünkü Türkiye’nin dinamizmi, Balkanlarda, Kafkasya’da, Güney de, Doğu Akdeniz ülkelerini, eski Mezopotamya topraklarını ve Ortadoğu’nun kalbini içine almaktadır. Batı’nın kontrolünden kurtulan Türkiye, Anadolu’nun güneyine ve kuzeyine, Müslüman dünyaya doğru tarihi bir yönelme içindedir.

Türkiye Ekseni, Türkiye-Afrika, Türkiye-İran-Pakistan-Asya, Türkiye-Arnavutluk-Bosna Hersek-Makedonya, Türkiye-Azerbaycan-Türkmenistan-Özbekistan-Kazakistan hatlarında değer ifade ediyor.

Tarihe bakıldığında, Müslüman coğrafya’da, Türkiye, İran, Mısır/Suudi Arabistan 3 sacayağıdır. İran ve Türkiye ilişkileri, 2000 yıl geriye uzanan, her ikisi de imparatorluk geçmişine sahip iki komşu ve bölgesel güç ilişkileridir. Başkan Erdoğan ve Rusya lideri Putin-İran lideri Ruhani, Astana Merkezli yeni bir dengenin oluşumuna imza attı. Türkiye-Rusya-İran beraberliği, Ortdağu’da yeni haritalar hazırlayan ABD(Avrupa)nin nefesini kesti.

Türkiye Ekseni, Avrupa’dan Basra’ya, Körfez’e ve Bahreyn’e uzanan, Suriye ve Ürdün topraklarından geçip Suudi Arabistan’ın Kızıl Deniz kıyısındaki Hicaz bölgesine kadar ulaşan projeleri, ekonomik ve ticari nitelikli pozisyonların gelişmesini de yol açıyor.

Orta Doğu’da yeniden hayat bulan fonksiyonel bir bölgesel güç olarak Türkiye’nin bölgedeki stratejik avantajını kullanan Başkan Erdoğan, dağınık Müslüman Dünyanın BİRLİKTE HAREKET ETMESİ YOLUNDA DA BÜYÜK ÇABA SARFEDİYOR. ÇOK KUTUPLU DÜNYA SİSTEMİNDE TÜRKİYE YENİDEN ADALETİN SESİ OLARAK ÖNE ÇIKIYOR. Türkiye’mizin KÜRESEL AKTÖR-MERKEZ ÜLKE KONUMU PEKİŞİYOR...

28.07.2018