Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr

'Doların Kiralık Yandaşları'

Bülent ERANDAÇ
13 Ağustos 2018 16:42

Hıristiyan ABD, Müslüman Türkiye'ye dolar silahıyla saldırıyor, kalpleri mühürlü içimizdeki doların kiralık yandaşları zevkten uçuyor.

Dolar yükseldikçe, Tayyip Erdoğan düşmanları Dolar Yandaşları sütre gerisinden kafalarını kaldırıyor. Rezilce ortalıkta zil takıp oynuyor.
Amerika dâhili ve harici hainleri kullanıp Milli Birliği bozmaya, huzursuzluğu yaymaya çalıştıkça, aklını kıraya verenlerin neşeleri artıyor, özellikle sosyal medya da keyiflerini utanmadan gösterebiliyorlar.

‘Senelerce Atatürkçüyüm, düşmanı biz kovduk, denize döktük diye övünenler Platformu’nda bugün ABD'nin askeri olmaktan gocunmuyor.
REZİL DOLAR YANDAŞLARI HIRİSTİYAN ABD’YE ASKER YAZILMIŞLAR. Müslüman Türkiye’ye mermi sıkmaktalar.
Dertlerini biliyoruz."Başkan Erdoğan Türkiye'yi yönetemiyor" algı operasyonlarının satılmış askerleridir onlar.

Doların yükselme sebebi iddia edildiği gibi ekonomik değildir, siyasidir. Erdoğan'sız Türkiye’nin rüyasını görüyorlar. Çukur adamlar satılmış beyinleriyle, KAFASINI KALDIRAN TÜRKİYE’Yİ gömmek istiyorlar.

ŞİFRE: YENİ DOSTLAR, YENİ MÜTTEFİKLER

Hıristiyan BATI(ABD-AVRUPA) planları saklanamaz biçimde ortada: Sözde müttefiklerimiz ulusal güvenliğimiz için tehdit oluşturuyor artık.
Türkiye’yi zayıf düşürmek, fırsat bulurlarsa parçalamak istiyorlar. Sistematik düşmanlığın yeni bir işareti olarak bugün Anadolu’ya ekonomik kuşatma harekâtı içindeler.
Peki, sözde dostlarımızın düşmanlıklarına karşı ne yapabiliriz? Şifreyi, Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan, verdi: ’Yeni dostlar, yeni müttefikler’. Güneş yeniden nereden doğuyorsa oraya yürüyeceğiz.

Nitekim yabancı ülkelerdeki Büyükelçilerimizin Ankara toplantısında, Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan, son gelişmelerin arka planına değinirken, hedefimizi açık ve net şekilde ortaya koydu:

‘Yaşadıklarımızın krizlerle ilgisi yoktur. Burada amaç bağcıyı dövmek, bağcının dişlerini dökmek, ciğerini sökmektir. Türkiye'yi hedeflerinden vazgeçirmektir. Hangi bahane ile yapılırsa yapılsın operasyonun gerçek hedefi budur. Kalıpları aşmak, ezberleri bozmak zorundayız. Ya bir yol bulacağız, ya bir yol bulacağız. Bunun başka çıkışı yok. Bu oyunu hep birlikte bozacağız’

BİZ BİR MİLLETİZ

Dolar tezgâhlarıyla ilgili Türkiye İş Bankası Genel Müdürü güne damga vuran bir açıklamada bulundu:

"Saldırı niteliğinde fiyatlar oluştu. Talebin büyük ölçüde üst piyasalarda oluştuğunu görüyoruz. Bu oyun oynanacak bir alan değil. Biz bu ülkeyi sokakta bulmadık. Şu anda karşılaştığımız zorluklar bu ülkeyi kuranlar bundan daha mı kolay şartlardaydılar. Büyük fedakârlıklar yapıldı. Yurtdışına fon çıkartmak, şunu, bunu yapmak. Kazancını servetini bu ülkeden kazanan insanların bunları yurtdışına taşıması kabul edilebilir bir şey değil. Bu bir toplumsal hadisedir. Bu ülkenin sadece refahını paylaşmak için mi bir araya gelmiş topluluğuz biz. Biz bir milletiz."

İş Bankası Genel Müdürü Bali “Geldiğimiz seviyeler ekonomik temellerle açıklanmaya müsait değil. Saldırı niteliğinde fiyatlar oluştu" dedikten sonra, dikkati çeken vurgulamalar yaptı:
"Kur çok ciddi seviyelere ulaştı. Asya piyasaları sığ piyasalardır. Az fonla, az hacimle çok büyük dalgalara imkân verebilecek piyasalardır. Alınacak olan aksiyonların zamanlı olması böyle günlerde önem kazanıyor. Geldiğimiz seviyeler ekonomik temellerle açıklanmaya müsait değil. Bütçe açığının GSYH'ye oranı Türkiye yüzde 1.1-1.3 bandındaydı. Son dönemde harcama genişlemesi bunu 2'nin biraz üzerine getirdi. Yılsonunda da 2,5 olması bekleniyor.

Nasıl ödenecek borçlar?

Borçların brüt tutarı ifade edildiğinde bunun çok büyük olduğundan hareketle yorumlar yapılır. Bu tür dönemler sorumluluk alma zamanlarıdır. Türkiye'nin vadesine bir yıl kalan borçlarının toplamı 180,6 milyar dolardır. Bu rakamın nelerden ibaret olduğunu öğrendiğinizde bakışınız farklılaşacak. Ciddi bir dezenformasyon yaşanıyor. 102 milyar doları bankacılık sisteminin üzerinde. Bunun yarısı bir borç değil. Yurtdışındaki yerleşiklerin bankacılık sistemi nezdinde tuttuğu mevduatlar. Geriye kalan 50 milyar doları da çevirmemiz gereken borçlar. Yönetilmeyecek seviyeler değil. Reel sektör olarak borçlar toplam 73 milyar dolar. Bu 73 milyar doların yüzde 65'i yani 48 milyar dolardan fazlası mal ve hizmet karşılığı taahhütler. Geriye 25.1 milyar dolarlık ödenmesi gereken nakit borçlar çıkıyor. Bankacılıkta açık pozisyon yok. Reel sektöre baktığımızda 217 milyar dolar civarında bir açık pozisyonun, uzun vadeli kullanılmış kredilerden kaynaklanan bir açık pozisyonun olduğunu görüyoruz.

Fakat 2013 ortalarından itibaren reel sektör, gelişmelerdeki bir takım problemleri de yöneterek 6 buçuk milyar dolarlara bugün varan kısa vadeli bir artı pozisyona geçmiş durumda. Yani onunda tahammül gücü, süresi, yönetmek için bir alanı var. Bu ülke 2001 yılındaki o kriz sırasında öz kaynağının neredeyse tamamını kaybedecek açık pozisyonları bilançosunun içinde dışında taşıyordu. Şu anda böyle bir açık pozisyon yok. Geriye kırılganlık unsuru olarak cari açık kalıyor. Cari açık GSYH'nin yüzde 5,7'sinde. Bu oran mutlaka yapısal önlemlerle düşürülmesi gereken rakam. Fakat gereğinin üzerinde bunu bu olayların karşılığı gibi göstermenin de teknik olarak doğru olmadığını düşünüyorum. Çünkü Türkiye petrol ithal eden bir ülke olarak petrol fiyatlarının 130 dolarlar seviyesinde olduğu ve yine cari açığının da neredeyse çift basamaklı hale yaklaştığı dönemlerde kur atağı yemedi. Bu iki gösterge birden neredeyse yarısı kadar ama kur atağı yiyoruz. Ben kur atağını ekonomik verilerle izah edemiyorum. Reel sektörün çevrilmeyecek borcu yok.

"ÖNLEMLER İÇİN POLİTİKA ÇERÇEVESİ OLUŞTURULMALI"

Gerekirse mali kural uygulanır açıklaması yapıldı. Toplum önünde kendinizi bağlıyorsunuz mali kuralla. Mali disiplin için sözel olarak belirttiğiniz stratejiyi ete kemiğe büründürüyorsunuz. Ben alınacak önlemler açısından böyle bir politika çerçevesi oluşturmasında yarar görmekteyim. Bir eylem planı daha sonra bununla ilgili sorumluların ismen belirlenmesi. Üçüncü kademe bununla ilgili süre dâhil taahhüt vermek topluma. Dördüncü kademe topluma ilerleme raporlarıyla ortaya koymak. Biz sorumlulukları olanların ıslak imzasını alıyoruz"

Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali’nin son sözleri vatandaşlara yönelikti: "KİMSE BİLMEDİĞİ SULARDA YÜZMESİN. Dolarla, Euro’yla geliri, borcu alacağı olmayan kişinin dövizle işi olmamalıdır. Bir dolar bile tasarruf amaçlı alımım olmadı. Bugün de, dün de. Nedeni şu; gelirim harcamam TL. Şunu tavsiye ederim; Ayşe teyzenin ne işi var dövizle?"

 

13.08.2018