Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr

Daha çok demokrasi de ; ‘katılımcılık ve sivil toplum’

Bülent ERANDAÇ
25 Mayıs 2018 10:16

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıkladığı AK Parti Seçim Beyannamesi'nde, "Cem evleri, eğitim sisteminde sağlıklı bilgilendirme, üniversitelerde araştırma ve uygulama merkezleri oluşturma gibi çeşitli konularda Alevi kanaat önderleri ile diyalog içinde demokratik uzlaşı temelinde gerekli adımları atacağız. Bu noktada, geleneksel irfan merkezleri ve cem evlerine hukuki statü tanıyacağız." İfadeleri çok dikkati çekiciydi.

Özellikle, Cem Evleri’ne hukuki statü verilmesine ilişkin açıklama, birlik ve beraberliğin tahkiminde hayati bir öneme haiz. Yeni dönemin kilometre taşlarından birisi olacaktır.

Erdoğan’ın verdiği detay şöyle:

 "Cem evleri, eğitim sisteminde sağlıklı bilgilendirme, üniversitelerde araştırma ve uygulama merkezleri oluşturma gibi çeşitli konularda Alevi kanaat önderleri ile diyalog içinde demokratik uzlaşı temelinde gerekli adımları atacağız. Bu noktada, geleneksel irfan merkezleri ve cem evlerine hukuki statü tanıyacağız." ifadeleri kullanıldı.

Başta istihdam, iskân ve eğitim sorunları olmak üzere Roman vatandaşların sorunlarının çözümüne hız vererek her türlü ayrımcılık zeminini ortadan kaldırılacağı vurgulanan beyannamede, "Devletin siyasi, idari, yargısal ve ekonomik düzeninin temel hakları merkeze alacak şekilde düzenlenmesini sağlayacağız." bilgisi paylaşıldı.

"Katılımcılık ve Sivil Toplum" başlığı altında bir bölüm:

’Katılımcılığın her düzeyde daha kurumsal bir boyutta ele alınması, sivil toplum alanın sağlıklı işleyebilmesi için devletin düzenleyici rolünün güçlendirilmesi ve bu alanın daha aktif, daha şeffaf ve toplumsal anlamda daha hesap verilebilir kılınması sağlanacak.

Daha katılımcı bir toplumsal yapının tesisi için çerçeve bir mevzuat hazırlanacak, "Bütüncül ve demokratik bir yaklaşımla, sivil toplum kurumlarının hukuki statüleri, kurumsal yapıları, faaliyetleri, kamu kurumları ile ilişkileri, mali kaynakları gibi alanları düzenleyeceğiz. Yapılan düzenlemeler sivil alanı daraltıcı nitelikte olmayacak, sivil toplum kuruluşlarımızın daha şeffaf bir şekilde amaçlarını gerçekleştirmelerine imkân sağlayacaktır.

Çağdaş dünya ile bütünleşmiş güçlü bir sivil toplum oluşumuna katkıda bulunmak ve sivil topluma daha etkin hizmet sunmak amacıyla, kamudaki mevcut kurumsal yapılar güçlendirilecek, personel kapasitesi nitelik ve nicelik olarak artırılacaktır.

STK’ların ve kamunun karşılıklı rollerinin daha iyi anlaşılması için eğitim seminerleri ile STK’ların uluslararası değişim programları gerçekleştirmesini sağlayacağız.

Şeffaf ve hesap verebilir kurumsal bir yapı oluşturmak üzere STK’lara yönelik kapasite geliştirici faaliyetlere ağırlık vereceğiz.

Derneklere yönelik 2023 vizyonu doğrultusunda sivil toplumun geliştirilmesi amacıyla mali destek programlarını genişleterek, etkin bir şekilde uygulanmasına devam edeceğiz.

Özel politika gerektiren gruplara ait derneklerin gelişme imkânlarını artıracağız. Güvenlik korucuları ile şehit ve gazi yakınları derneklerinin kapasitelerinin geliştirilmesi; engelliler, ailenin korunması, kadına ve çocuğa şiddet, gençler ve toplumun özel ilgiye muhtaç kesimlerine yönelik faaliyet gösteren STK’LARIN PROJEKERİNİN DESTEKLENMESİ YÖNÜNDEKİ ÇALIŞMALARA AĞIRLIK VERECEĞİZ’

Değerlendirme:

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 24 Haziran seçimleri beyannamesinde SİVİL TOPLUM konusuna ayrıca ve özellikle yer ayırması çok dikkati çekici olduğu kadar sevindirici bir gelişmedir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, katılımcılık ve sivil toplum konusuna çok önem verdiğini biliyoruz.

Hatırlayalım:

10 ŞUBAT 2018 tarihinde, Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti İstanbul İl Başkanlığı İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nda Sivil STK’lar ile ilgili önemli bir açıklama yapmıştı.

Cumhurbaşkanı, sivil toplum kuruluşları (STK) ile ilgili yeni bir düzenleme yapılacağını belirterek, "Bunlar yeni bir düzenleme ile yeni bir şekil alacak. Bu STK’lara oturanlar ilanihaye burada artık kalamayacak. Daha şeffaf ve daha yayılmacı bir anlayışla STK’ların oluşması süreci başlayacak" demişti.
Devamında, "Şehrin taşıyıcı sütunları olarak gördüğümüz STK’larımız, bunlarla da yoğun ilişki halinde olacağız. Yeni bir hazırlık var. Bu hazırlıkla Türkiye’de Odalar Birliği, aynı şekilde Tabipler Birliği, buna benzer pek çok STK’lar, kanunla kurulmuş olanlar, bunlar yeni bir düzenleme ile yeni bir şekil alacak. Bu STK’lara oturanlar ilanihaye burada artık kalamayacak. Her düşünce grubu kendi STK’sını kurar ve o STK’sı ile yola devam eder. Daha şeffaf ve daha yayılmacı bir anlayışla STK’ların oluşması süreci başlayacak" demişti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kararlı bir lider olduğunu göz önüne alırsak, İstanbul’da yaptığı konuşma ve AK Parti seçim beyannamesine, SİVİL TOPLUM konusunu ayrıca yerleştirmesi, STK’lar konusunda çok önemli mevzuat hazırlanacağını, STK’ların Başkanlık modeline göre konumlanması gereği gündeme gelecektir.

Özellikle, önümüzdeki dönemde, STK’lar konusu enine boyuna masaya yatacak demektir. Beyannamede yer alan bölüme bakınca, DAHA ÇOK DEMOKRASİ düşüncesinin alt yapısında, Cumhurbaşkanı Erdoğan, SİVİL TOPLUM KURULUŞLARINA apayrı ilgi ve yakınlık duyacağını gösteriyor.

Günümüzde STK’lar toplumsal ve siyasal yaşamda önemli bir rol oynamakta ve demokratik bir sistem için vazgeçilmez bir konumda bulunuyor.

Katılımcı demokratik yapı ve çoğulcu bir toplumun oluşmasına katkıda bulunan sivil toplum kuruluşlarının, yarınlarda Türkiye’de de en etkin siyasi baskı ve toplumsal değişim aktörleri arasında bulunuşu, kamu diplomasisi faaliyetlerine geçmemize yol açtığı açıktır.

Başkanlık modelinde, STK’ların yeni bir vizyona kavuşturulması, STK’ların vatandaş ile devlet arasında köprü rolü oynaması söz konusu olacak. STK’lar vatandaşların düşüncelerini devlete, devletin politikalarının vatandaşa aktarımını sağlamakta çok önemli DEMOKRATİK ENSTRÜMANLAR olacaklardır. Etkin bir sivil toplum sayesinde bireyler sadece seçimlerde oy veren tekil seçmen kimliğinden sıyrılıp sivil toplumun örgütlü bir üyesi haline gelecektir. Yani STK’lar bireyi daha duyarlı hale getirme, kamusal alana yönelik sorumluluk bilinci aşılama ve aktif kılma işlevine de soyunacaklardır.

Cumhurbaşkanımızın, Başbakanlığı sırasında ilk kez kurdurduğu KAMU DİPLOMASİSİ KOOORDİNATÖRLÜĞÜ’NÜ KURMASINI ve STK’ların yeni bir vizyona kavuşturulması doğrultusunda beraberce değerlendirmekte büyük yarar olacaktır.

 

25.05.2018