Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr

Başkanlık Sistemi’nin İlk 100 Günü Tamam

Bülent ERANDAÇ
08 Kasım 2018 11:20

Başkanlık Sistemi’nin 100 günlük icraat programını Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan, 3 Ağustos’ta açıklamıştı. O gün Erdoğan, Bakanlıklar ve Kurumların 2019 – 2023 dönemine ilişkin Stratejik Plan çalışmalarının Kasım ayı sonunda tamamlanmasından ve geçiş sürecine ilişkin kritik ikincil düzenlemelerin çıkartılmasından bahsetmişti.

100 günlük (3 Ay ) yol haritasına göre çok önemli işlere imza atılırken, geçiş sürecine ilişkin ikincil düzenlemeler de hazırlandı. Yeni Türkiye’nin inşasını sağlayacak 2019-2023 stratejik planı hazırlıkları da Kasım ayı sonunda tamamlanacak. Stratejik Plan, 1 Ocak 2019’da uygulamaya sokulacak.

Başkanlık Sistemi’nin 100 günlük yol haritasında özellikle 2 Bakanlıkta (Dışişleri ve Savunma Bakanlığı) yapılanlara göz gezdirelim.

Dışişleri Bakanlığı

  • PKK/PYD/YPG’nin ve FETÖ’ nün yurtdışındaki finansman kaynaklarının kesilmesi için Almanya, Fransa, Birleşik Krallık, Hollanda ve Belçika başta olmak üzere Avrupa ülkeleri ve ABD nezdinde diplomatik girişimlerde bulunulması
  • FETÖ’ nün yurtdışı yapılanmasının çökertilmesi için oluşturulan kurumlar arası Görev Gücü çerçevesinde, 240 misyonda gerçekleştirilecek bilgilendirme, haritalandırma ve adli süreçlere ivme kazandırılmasına yönelik faaliyetlerin bir rapor haline getirilmesi
  • Münbiç Yol Haritası’nın hayata geçirilme sürecinin tamamlanması
  • Suriye'de siyasi çözüm çabalarının yoğunlaştırılarak ülkemizde bulunan 3,5 milyondan fazla Suriyelinin Münbiç, Zeytin Dalı ve Fırat Kalkanı Harekâtı bölgelerine geri dönüşlerinin kolaylaştırılması
  • Türkiye-Irak ilişkilerinin geliştirmesine yönelik bir hudut kapısının açılması ve iki havaalanı projesinin Türk firmalarınca üstlenilmesi için girişimlerin tamamlanması
  • Filistin’le ilgili İslam İşbirliği Teşkilatı, BM İnsan Hakları Konseyi ve BM Genel Kurulu’nda alınan kararların hayata geçirilmesi yönünde tüm BM Genel Kurul üyeleri nezdinde girişimlerde bulunulması
  • ABD ve NATO ile stratejik ilişkilerimizin ülkemizin siyasi, güvenlik ve ekonomik menfaatleri temelinde geliştirilmesine yönelik oluşturulan gündem maddelerinin tamamlanması
  • Milli davamız Kıbrıs'ta bugüne kadarki çabaların Rum tarafının tutumu yüzünden sonuçsuz kalması ışığında farklı bir süreç için çalışılması, BM Genel Sekreteri’nin Ada’daki gerçekler hakkında bilgilendirilmesi ve ikna edilmesi çalışmalarının devam ettirilmesi
  • Kamu diplomasisi ve sosyal medya faaliyetleri yoluyla tanıtılmak üzere Dünyanın en büyük beşinci diplomatik ağıyla yürüttüğümüz Girişimci ve İnsani Dış Politikamıza yönelik bir plan hazırlanarak uygulamaya konulması
  • Ülkemizin Arabuluculuk alanındaki öncü rolünün güçlendirilmesine yönelik BM ve AGİT (Avrupa Güvenlik İşbirliği Teşkilatı) Arabuluculuk Dostlar Grubu eşbaşkanlığımız ve İİT (İslam İşbirliği Teşkilatı) Zirve dönem başkanlığımız çerçevesinde bir dizi faaliyetin gerçekleştirilmesi
  • AB, Rusya Federasyonu ve Moldova ile vize muafiyeti sağlanması için çalışmaların sürdürülmesi
  • Yurtdışındaki vatandaşlarımızın dövizle askerlik işlemlerinin muhabir bankaya gerek kalmaksızın dış temsilciliklerimizde yapılabilmesine imkân sağlanması,
  • Konsolosluk harçlarının dış temsilciliklerimizde POS cihazı aracılığıyla banka/kredi kullanılarak tahsiline imkân verilmesi
  • 2019 ve sonrası için Avrupa Birliğince tahsis edilen Katılım Öncesi AB Kaynaklarının daha etkin kullanma ve kullandırılması için bir yapılabilirlik çalışmasının başlatılması,
  • AB fonları kapsamında sınır ötesi işbirliği programları için toplam € 33,5 milyon değerinde 58 projenin uygulanmasına başlanması ve Sivil Toplum Alt Sektörü kapsamında yaklaşık € 18 milyon değerinde 100 projeye destek verilmesi.
  • Erasmus+ Programı kapsamında ilave € 103 milyon değerinde hibe tahsis edilmesi, 52 bin vatandaşımızın eğitim ve gençlik alanlarındaki projelere katılma imkânı sağlanarak program kapsamındaki tahsisatın € 497 milyon’a, katılma imkânı sağlanan kişi sayısının ise 272 bine çıkarılması,
  • Enerji yönetim sistemi alanında akreditasyonun başlatılması,
  • Uluslararası örgütler ve süreçlerdeki etkinliğimizin pekiştirilmesi ile dönem başkanlıklarımızın etkin şekilde yürütülmesinin sağlanması,
  • Afrika kıtasıyla ilişkilerimizin geliştirilmesine yönelik üst düzey ziyaretler, Afrika Çalıştayı, Somali-Somaliland Arabuluculuk müzakereleri ve G5 Sahel Ortak Gücü’ne $ 5 milyon taahhüdümüzü içeren gündemin tamamlanması
  • Strazburg Başkonsolosluğumuz ve Avrupa Konseyi Daimi Temsilciliğimiz ile Bağdat Büyükelçiliğimizin yeni binaları inşaatının tamamlanması
  • Krakow, Galiçya, Bratislava, Malta ve Bakü'deki Türk şehitlikleri projelerine başlanması ve Katar, Kazakistan, Meksika, Güney Kore ve İspanya'da Kültür Merkezlerinin açılması

Milli Savunma Bakanlığı

  • “Bedelli Askerlik Hizmeti”nin uygulamaya geçirilmesi
  • ATAK helikopterlerini ihraç ettiğimiz dost ve kardeş ülke Pakistan’a ihraç edilecek olan 4 adet korvetin teslimi projesinin yürürlüğe girmesi ve çizim ofisinin oluşturulması
  • Bir milyona yakın vatandaşımızın hayatını kolaylaştıracak olan yükseköğrenime kayıtlı öğrencilerin askerlik erteleme, yedek subay adaylarının sınıflandırma öncesi hazırlığı ve MSB sağlık kurulu raporu işlemlerinin e-devlet üzerinden gerçekleştirilmesi
  • Dört gemiden oluşan MİLGEM Projesi kapsamında 3. Gemi Burgazada Korveti’nin 27 Eylül 2018’de Deniz Kuvvetlerimize teslim edilmesi
  • Gazilerimize ihtiyaçları olan bakımı sunacak ve sosyal hayata adaptasyonunu sağlayacak olan 100 Yatak Kapasiteli Gazi Bakımevi, Gaziler Camii ve sosyal tesisleri içeren Ankara “Gazi Uyumevi”nin ihalesinin gerçekleştirilmesi
  • Yerli ve milli mühimmat üretimi için proje sözleşmelerinin imzalanması
  • Sınırlarımız içinde mayın ve patlamamış mühimmatla kirletilmiş alanları tarım ve hayvancılığa açmak amacıyla; 1,6 milyon metrekare alanda temizlik yapılması.
  • Dost ve müttefik ülkelerden Somali, Mali ve Lübnan’a uluslararası anlaşmalar çerçevesinde askeri yardım yapılması
  • Dört adet Milli İnsansız Uçak (ANKA) ve 6 adet SİHA’nın, sahada askerlerimizin kullanımına sunulması
  • Yurtdışında yaşayan ve 38 yaşına kadar askerliğe müracaat edememiş olan Türk vatandaşlarının “dövizle askerlik” hizmetinden faydalanabilmesi için gerekli düzenlemenin yapılması
  • Yerli ve Milli Eğitim Uçağımız HÜRKUŞ’un, ilk kez Hava Kuvvetleri Komutanlığı envanterine alınması (1 adet)
  • Google Earth ve Yandex gibi harita-görüntü sistemi olan ve tamamen yerli-milli olarak hazırlanan HGM-KÜRE ve HGM-ATLAS uygulamalarının, kamuoyunun kullanımına açılması.

2019-2023 Stratejik Planda Yatırımların Amiral Gemisi: Kanal İstanbul

Türk Boğazlarından geçiş rejimi 1936 Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile belirlendi. Dönemin değişen koşulları münasebetiyle Türk Boğazlarında artan gemi trafiği ve gemi boyutlarının büyümesi İstanbul Boğaz’ında kazalara sebep oluyor ve bazı boyuttaki gemilerin geçişleri zorlaşıyor. Boğazlardan seyir eden tehlikeli madde taşıyan gemilerin olası kaza sonucu da şehre hasar vermesi çok yüksek ihtimaller dâhilinde bulunuyor. Kanal İstanbul Projesiyle İstanbul Boğazı’na alternatif suyolu oluşturulması ve İstanbul Boğazı’nın gemi trafiğini azaltması planlandı.

Güzergâhı belirlenen ve Aralık ayında ihalesi yapılacak Kanal İstanbul Projesi aslında partiler üstü, hükümetler üstü, uluslararası bir projedir. Proje bir taraftan, büyük bir ekonomik hareketliliğe ortam hazırlayacağı açıktır. Diğer taraftan, jeostratejik konumunu uluslararası ilişkilerde koz olarak kullanmaya başlayan Türkiye’nin Karadeniz Hamlesi olarak kabul edilebilir. Kanal İstanbul’un stratejik özelliğine özellikle dikkat çekmek istiyorum. Enerji ve ulaşım amaçlı kanal ile Karadeniz Marmara’ya bağlanacak. Aslında bu bağlantı Karadeniz’e kıyısı olan diğer 7 ülkenin ticari deniz yolu rahatlığını sağlayacağı gibi (Rusya, Ukrayna, Gürcistan, Azerbaycan, Moldova, Romanya, Bulgaristan), Hazar Denizinden Karadeniz’e ulaşım zincir politikasının bir halkası olarak ta 4 ülkenin, Türkmenistan, İran Kazakistan, Azerbaycan’ın da Akdeniz’e açılmasına imkân verecektir. Bu nedenle proje ekonomik açıdan en temel amacı, yakın gelecekte İstanbul Boğazının kaldırmakta zorlanacağı deniz ulaşımı yükünü azaltacaktır. Bu bağlamda bazı rakamlara bakarsak: İstanbul Boğazı’ndan 2016 yılında 8703’ü tanker olmak üzere 42553 gemi geçiş yaptı. 2016 yılında Boğazdan geçen gemilerin yaklaşık yarısı Kılavuz kaptan almadı. İstanbul Boğazından geçen savaş gemisi adedi 10 yıl önceye göre 2 kattan daha fazla arttı. Raporlara göre, 2015 yılında günde yaklaşık 59 milyon varillik küresel petrol ve diğer sıvı petrol ürünlerinin deniz yolu ile taşındığı, bunun 2,4 milyon varil günlük bölümü İstanbul Boğazı’ndan geçti. Raporlarda, Rusya’nın ham petrol ihracatını Karadeniz’den Baltık limanlarına kaydırmasıyla hacmin düştüğü, ancak ardından Azerbaycan ve Kazakistan’dan gelen üretim ve ihracat artışlarının Türk Boğazı’ndan yapılan sevkiyatı arttırdığı belirtilmekte.

Uluslararası Enerji Ajansı’nın verilerine göre; Hazar Bölgesi toplam ham petrol üretiminin, 2020’de 308 milyon/yıl ton ve 6,5 milyon varil/gün düzeyine çıkacağı ve bu miktara yakın petrol eşdeğeri doğalgaz üretileceği belirtilmektedir. Bölgenin ham petrol ihracatının da hızla artarak, 2020 yılında 180 milyon ton civarına ulaşması beklenmektedir. Stratejik açıdan bakarsak, Karadeniz ve onun dış dünya ile irtibatını sağlayan kapısı konumundaki Türk Boğazları; küresel ve bölgesel güç dengeleri ve güvenlik stratejileri açısından büyük öneme sahiptir. Bu nitelikleri nedeniyle, küresel ve bölgesel güçler, günümüzde Karadeniz’e olan ilgisini daha da arttırmaktadırlar. Türkiye, Kanal İstanbul projesiyle, çok stratejik bir kozu kullanma ve bölgede etkisini arttırma, barış ve istikrarın anahtarını elinde bulundurmak avantajlarını yakalayacaktır. Kanal İstanbul projesi Türkiye sınırları içinde yapılacağından kanalın hukuki Rejimi Türkiye tarafından tek taraflı olarak belirlenmesi Bağımsız Türkiye’nin hakkıdır. Kanal İstanbul’un yapımı uluslararası ortaklıklarca yüklenilse bile, en başta bu kanalın bir ulusal kanal statüsünde olması, denetiminin Türkiye’nin yetkisi altında olması bakımından önemlidir.

 

08.11.2018