Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr

Ankara, Moskova ve Tahran'da Atan Suriye Nabzı

Bülent ERANDAÇ
05 Eylül 2018 17:03

İstanbul, Soçi, Tahran, Astana, Yeni Dünyanın çözüm toplantılarının merkezi olarak tarihteki yerini alıyor...

ASTANA’DA NEFES KESEN ANLAŞMA: 15 Eylül 2017 tarihinde,Türkiye, Rusya ve İran, Kazakistan'ın başkenti Astana'da Suriye ile ilgili yapılan görüşmelerde Suriye'nin İdlib bölgesinde oluşturulacak olan dördüncü çatışmasızlık bölgesini beraber koruma konusunda anlaştı.

ÜÇ LİDER GÖRÜŞMELERİ BAŞLADI

22 Kasım 2017 tarihinde, Suriye'nin geleceği için Ankara, Moskova ve Tahran Soçi'de masaya oturdu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani üçlü zirve sonrası çok önemli açıklamalar yaptı.

Erdoğan: ‘Suriye Ulusal Diyalog kongresinin bu ilkeler temelinde çalışmaya karar verdik. Bugünkü ortak açıklamamız iş birliğimizi yansıtan ilk adımdır’ dedi. Ruhani: ‘Yeni bir adım atıldı barış ve istikrar için’ dedi.

PUTİN: ‘Üç ülke Astana sürecinde iyi aşamalar kaydetti. Öncelikli adımlarımızı belirledik. Siyasi çözüm Cenevre süreciyle tamamlanacak. BM kararına uygun olarak etnik uzlaşı sağlanmalı ’mesajını verdi.

İkinci ÜÇ LİDER görüşmesi:4 Nisan 2018’de İstanbul’da yapıldı.

"Türkiye – Rusya - İran Üçlü Zirvesi" sona erdi. Zirve sonrasında ortak basın açıklaması yapıldı. Üç lider Suriye için toprak bütünlüğü vurgusu yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan açıklamasında, "Benim asıl üzerinde durmam gereken, şöyle bir teklifim var. Ben bu teklifi daha önce de yaptım. Güvenli bölge kuralım’’dedi.

Üçüncü ÜÇ LİDER görüşmesi

Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan, Müslüman kanı akmasın diye çırpınıyor. Son yılların en kritik toplantılarından birisini 7 Eylül’de Tahran’da, Rusya Cumhurbaşkanı Putin ve İran Cumhurbaşkanı Ruhani ile yapacak. Astana şifreleri çözülecek.

ASTANA ŞİFRELERİ

15 Eylül 2017 tarihinde, Türkiye, Rusya ve İran, Kazakistan'ın başkenti Astana'da Suriye ile ilgili yapılan görüşmelerde Suriye'nin İdlib bölgesinde oluşturulacak olan dördüncü çatışmasızlık bölgesini beraber koruma konusunda anlaşmıştı…

Yapılan ortak açıklamada, İdlib ve komşusu Lazkiye, Hama ve Halep bölgelerinde devriye gezmesi için üç ülkenin kendi güçlerini göndereceği belirtildi. Dışişleri Bakanlığı konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Astana toplantılarının üç garantör ülkesi arasında sağlanan mutabakat uyarınca, söz konusu üç ülkeden gözlemciler, çatışmasızlık bölgesinin sınırlarını teşkil eden güvenlikli bölgelerde oluşturulacak kontrol ve gözlem noktalarında konuşlandırılacaktır" ifadesi kullanıldı.

Koordinasyon merkezi: Açıklamada aynı zamanda, "Gözlemci kuvvetlerin asli görevi, rejim ve muhalefet arasında çatışma yaşanmasını engellemek ve olabilecek ateşkes ihlallerini izlemek olarak tanımlanmıştır" denilerek gözlemci kuvvetlerin faaliyetlerinin, üç ülke arasında oluşturulacak Müşterek Koordinasyon Merkezi tarafından koordine edileceği belirtildi.

İDLİB MERCEK ALTINDA

Astana’da Türkiye, Rusya, İran arasında ateşkesi korumak amacıyla 4 çatışmasızlık bölgesi belirlendi. İdlip, her türlü muhalif grubun toplandığı bir yer olarak en zor olanı.

Müşterek Koordinasyon Merkezi oluşturuldu. Kimin nerede nasıl konuşlanacağı belirlendi. İdlib’in içinde Türkiye, dışında Rusya / İran yer aldı. Türkiye, 12 noktada mevzii kurdu. Üçlü bir strateji izlemeye başladı.

Münbiç’te gelişmeler izlenirken, Suriye ordusunun Deyrizor’daki operasyonu tamamladıktan sonra İdlib'e yönelmesi bugün yaşanan karışıklıklara yol açtı. Bu durumda, Türkiye, bir taraftan İdlib’teki bazı grupları çatışmasızlık rejimine ikna etmeye çalışırken, Rusya ile derinlikli görüşmeleri yürüttü. Birinci hedef, bir göç dalgasını önlemek. İkinci hedef, Rusya'nın desteğiyle Suriye ordusunun silahlı gruplarını durdurmak. Türkiye, Cerablus - El Bab -Afrin sonrası, Türkiye - İdlib sınırında, Reyhanlı’da bir güvenlik şeridi kurarak asker konuşlandırarak Suriye'nin geleceğini şekillendirecek süreçte daha fazla söz sahibi olmayı planlıyor.

SON DÜĞÜM, FIRAT’IN DOĞUSU

Medyada, 'İdlib Son Düğüm' başlıklarını görüyorsunuz. İdlib, Suriye’nin son düğümü değildir. Esas ve son düğüm Fırat’ın Doğusu’dur. Türkiye'nin geleceğini tehdit eden tehlikenin büyüğü aslında, Fırat’ın Doğusu’nda.

İdlib, Suriye’ye - Akdeniz’e - Sıcak denize yerleşmiş Rusya ’nın meselesidir. Çünkü Suriye’nin Akdeniz’e açılan kapıları Lazkiye ve RUS Deniz Üs bölgesine çok yakın olan İdlib, kesişme noktasında. İdlib ve civarında rejim karşıtı muhalif grupların hakim durumdan çıkarılmasında kararlı. ABD için, İdlib önemli değil. Taktik bir öneme sahip. Türkiye ile Rusya’nın arasını açabilir miyim? Özelliğinde kullanıyor. Onun derdi, Irak’ta yaptığı gibi Suriye’nin doğusunda BUTİK – UYDU PKK Devletçiği kurmak.

ABD’nin bütün planlarını Fırat'ın doğusu için yaptığını biliyor ve kurduğu tezgâhları takip ediyoruz. Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekâtlarımızla, ABD-İsrail(PKK )koridorunun bacağını kopardık. Rusya-Rejim, İdlib’i muhaliflerden temizledikten sonra, ABD’nin (uydusu PKK)’nın artık Akdeniz’e çıkması asla mümkün olmayacak. ABD FIRAT'IN DOĞUSUNA YIĞINAK YIĞINAK YAPIYOR.
Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan’ın kafasında, Fırat’ın doğusuna uydu devletçik kurdurmamak en büyük hedef olduğundan, Fırat’ın doğusu son düğümdür. Artık çok çok önemli olan, ABD’yi, Fırat’ın doğusundan ATMAK, HEGEMONYASINI KIRMAK, Hem Başkan Tayyip Erdoğan ve hem de Rusya Lideri Putin’in ellerinde olacaktır. 

PEKİN NE YAPIYOR?

BM, ABD ve AB’nin emperyalist zihinlerince, işlemez hale getirilmişti. İsrail’in Filistinli kardeşlerimizin kanını akıtırken, BM’nin, rezil duruşu, hiç affedilecek gibi değildi. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’da, ‘Dünya Beşten Büyüktür’diyerek, dünya kamuoyunu harekete geçirmeye ısrarla davet ediyordu. Dünyanın yeni küresel gücü ÇİN Devlet Başkanı Şi Cinping, 'Dünya her zamankinden daha fazla çok taraflılığa ve daha güçlü bir Birleşmiş Milletlere ihtiyaç duyuyor. BM'nin tamamen derinlemesine reformu konusunda ÇİN kararlılıdır’diyerek Cumhurbaşkanımıza destek verdi. Başkan Erdoğan Yeni Dünya’nın da gür sesidir.

05.09.2018