Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : info@sde.org.tr
“Yasemin Devrimi ve Ortadoğu’daki Muhtemel Yansımaları”
Stratejik Düşünce Enstitüsü (SDE) tarafından “Tunus’taki Yasemin Devrimi ve Ortadoğu’daki Muhtemel Yansımaları” konulu beyin fırtınası gerçekleştirildi. SDE Uzmanı Prof. Dr. Birol Akgün’ün moderatörlüğünü yaptığı toplantıya SDE Başkanı Prof. Dr. Yasin Aktay, SDE Uluslararası İlişkiler Koordinatör Yardımcısı Doç. Dr. Murat Çemrek, Prof. Dr. Doğu Ergil, Prof. Dr. Muhittin Ataman, Doç. Dr. Ahmet Uysal, Yrd. Doç. Dr. Mehmet Şahin, Yrd. Doç. Dr. Mesut Özcan konuşmacı olarak katıldı. Aynı zamanda Tunus’ta olayları izleyen bir Türk gazeteci ve Mısır’dan Kemal Habib telekonferans yoluyla katılımcıları Ortadoğu’da gerçekleşen olaylar konusunda bilgilendirdiler.
27 Ocak 2011 17:25
Toplantıda genel olarak şu konulara değinildi:
 
Tunus’ta yaygın sokak gösterileri ile başlayan ve Devlet Başkanı Zeynel Abidin bin Ali’nin ülkesini terk etmesiyle sonuçlanan “Yasemin Devrimi” uluslararası toplum, akademisyenler ve medya tarafından ilgi ve merakla izlenirken, ilk kez bir Arap ülkesinde liderin halk isyanı ile iş başından uzaklaştırılması, ülkede yarım asırdır işbaşında bulunan baskıcı rejimin demokratikleşme yönünde değişeceğine ilişkin beklentileri artırmıştır.
 
Tunus’taki olaylar benzer özellikler taşıyan diğer Kuzey Afrika ve Ortadoğu ülkelerini de hareketlendirmiş gözükmektedir. Cezayir, Mısır, Tunus ve Ürdün gibi ülkelerde de demokrasi talep eden, özgürlüklerin genişletilmesini isteyen ve ekonomik koşullarının iyileştirilmesini amaçlayan sokak gösterileri başlamıştır. İlginç olan Tunus olayları sonrasında ABD, Fransa ve diğer Batılı güçlerin, daha önceki tavırlarının aksine sokak gösterileriyle başlayan değişim sürecini destekler bir tutum takınmalarıdır.
 
Toplantıda, Yasemin Devrimi’nin Ortadoğu’daki Müslüman Arap rejimlerini nasıl etkileyeceği, uluslararası sistemdeki aktörlerin olaylar karşısındaki tutumları ve bu tutumlarının nedenlerini, bu çerçevede muhtemel gelişmelerin neler olabileceği tartışılarak Türkiye’deki karar alıcılara ve kamuoyuna yönelik bir yol haritası sunuldu.
 
Toplantıya katılanlar Tunus’ta meydana gelen olayların siyasal değil daha çok ekonomik nedenli olduğunun altını çizdiler. Bu olayların neden Tunus’ta gerçekleşmeye başladığını Yrd. Doç. Dr. Mesut Özcan şöyle özetledi:
 
- Tunus’taki nüfus diğer Arap ülkelerindeki nüfustan daha eğitimli,
 
- Tunus’ta sosyal medya etkili ve internet kullanımı yaygın,
 
- Üniversite mezunları işsiz,
 
- Kendisini yakan kişinin annesinin yaptığı gösterinin Facebook üzerinden yayılıp uluslararası medyada da gündeme gelmesi gösterilerin süreklilik kazanmasında rol oynadı,
 
- Tunus’ta Genelkurmay Başkanı’nın takındığı tavır halkı cesaretlendirdi (asker Bin Ali ve polise destek vermeyip, halkın yanında olaylara taraf oldu)
 
- Tunus’ta sendikalar da halka destek verdiler.
 
Konuşmacılardan Mehmet Şahin konuşmasında şunları kaydetti:
 
“İki ana çizgi vardır: siyasal İslamcı çizgi ve seküler milliyetçi çizgi. Seküler milliyetçi çizgide olanlar Batı ya da Sovyet ekseninde yer alarak varlıklarını devam ettirdiler. Bu süreç içinde devletler bu şekilde varlıklarını sürdürürken, halklar bağımsızlaşamadılar. Hükümetler meşruiyetlerini halktan değil Batıdan aldılar. Eskiden Tunus’un baskıcı rejiminden çeşitli nedenlerle kaçan kişiler Göç Yasası’ndan faydalanarak özellikle Fransa’ya yerleşebiliyordu. Ancak göç yasasının değişmesi ile beraber Tunus bu fazlasını boşaltamadı.”
 
Şahin, Ortadoğu’da bu olayların son bulabilmesi için gerçekleşmesi gerekenleri ise şu şekilde sıraladı:
 
- Ortadoğu’da ömür boyu liderlik anlayışı sona ermeli,
 
- Şeffaf ve demokratik bir seçim yapılmalı ve seçim sonuçları hazmedilmeli,
 
- Yolsuzlukların üzerine gidilmeli ve halk desteği sağlanmalı,
 
- Adaletli refah dağılımı gerçekleştirilmeli,
 
- Özel sektör konusundaki çalışmalara ağırlık verilmeli,
 
- Muhalefetin temsili sağlanmalı,
 
- Ağır ekonomik koşullardan bıkmış halk için nefes boruları açılmalı,
 
- Medyadaki her türlü sansür uygulamasına son verilmeli.
 
Prof. Dr. Doğu Ergil ise Tunus’ta yaşanan olayların “devrim” olarak anılmasının bir yanılgı olduğunu vurgulayarak, bir olaydan devrim olarak bahsedilebilmesi için bir takım şartlar gerektiğini belirtti ve bu şartları şu şekilde sıraladı:
 
- Lider
 
- Örgüt
 
- İdeoloji
 
- Gelecek tasavvuru
 
Konuşmacıların sunumlarının ardından toplantı soru cevap bölümü ile son buldu.