Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : info@sde.org.tr
Türkiye’nin Suriye, Lübnan ve Ürdün ile Ekonomik Entegrasyonu Tartışıldı
Stratejik Düşünce Enstitüsü tarafından ‘‘Türkiye, Suriye, Lübnan ve Ürdün Arasındaki Stratejik İşbirliği Ekonomik Bütünleşmeye Dönüşebilir mi?’’ konulu toplantı gerçekleştirildi. Toplantının moderatörlüğünü SDE Ekonomi Programı Koordinatörü Doç. Dr. Muhsin Kar gerçekleştirirken, Gaziantep Üniversitesi, İİBF, İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Rüstem Yanar toplantıya konuşmacı olarak katıldı. Toplantının tartışmacıları ise, SDE Uluslararası İlişkiler Programı Koordinatörü Prof. Dr. Birol Akgün, SDE Uluslararası İlişkiler Programı Koordinatör Yardımcısı Doç. Dr. Murat Çemrek, Kırıkkale Üniversitesi, İİBF, İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Levent Aydın oldu.
15 Nisan 2011 16:51
Türkiye, Suriye, Lübnan ve Ürdün arasında 2010 yılında tesis edilen “Yüksek Düzeyli Dörtlü İşbirliği Konseyi” ile bu dört ülke arasında serbest ticaret ve dolaşım alanı oluşturulması öngörülmesi kararı ile bölge ülkeleri arasında hali hazırda devam eden serbest ticaret anlaşmaları ve vize muafiyetlerinin yanında, ekonomik işbirliğinin derinleştirilerek bölgesel bütünleşmenin gerçekleştirilmesi hedefi ortaya konulması ve bu kapsamdaki gelişmeler toplantının konusunu oluşturdu.
Toplantıda “ekonomik entegrasyon” teorisi çerçevesinde Türkiye, Suriye, Lübnan ve Ürdün arasında yapılan yüksek düzeyli stratejik işbirliği anlaşmasının bölgesel bir bütünleşmeye dönüşme potansiyeli ve bu girişimin sınırlılıkları/gerçekleşebilirliliği tartışıldı.
 
Toplantı Yrd. Doç. Dr. Rüstem Yanar’ın sunumuyla başladı. Yanar şu noktalara değindi:
 
-       Bölgesel bütünleşme
-       Ortadoğu’da bölgesel entegrasyon
-       Türkiye-Ortadoğu ekonomik İlişkiler
-       Bölge ekonomilerinin genel yapısı
-       Bölge ülkeleri arasında dış ticaret
-       Bölgesel bütünleşmenin sınırları
 
Yanar’ın sunumunun ardından sözü olan Prof. Dr. Birol Akgün, ekonomik entegrasyonların siyasi boyutuna değindi. “Sadece ekonomik faktörlerle ekonomik entegrasyon sağlamak mümkün değildir” diyen Akgün, AB’nin kökenini oluşturan Avrupa Kömür Çelik Topluluğu’nu (AKÇT) örnek göstererek, AKÇT’nin sadece ekonomik değil uzun vadede siyasi amaçlar taşıyan bir entegrasyon olduğuna dikkat çekti. Türkiye’nin kendi çevresinde oluşturmaya çalıştığı barış vizyonunun bir ayağının da ekonomik entegrasyon olduğunu kaydetti ve Türkiye’nin bölgede barış vizyonunu da içinde sunabildiği bir entegrasyon sağlayabilirse Mısır, Irak ve Suudi Arabistan’ın da bu entegrasyona dahil olacağı öngörüsünde bulundu.
 
Akgün’ün konuşmasının ardından Yrd. Doç. Dr. Levent Aydın, “ekonomik entegrasyon sağlanıldığı takdirde entegrasyonun sürekliliğinin nasıl sağlanabileceği” konusu üzerinde durdu. “Politik iradeyi sağladıktan sonra entegrasyon projelerinin sürdürülebilmesi, ekonomiye dayanır” dedi ve bu tarz entegrasyonların “proje” olarak değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi. Türkiye’nin AB’ye giriş sürecinde entegrasyon konusunda pek çok derin tecrübe kazandığını belirten Aydın, entegrasyon projelerinin sürekliliğinin sağlanmasında gerekli olan şartları sıraladı.
 
Doç. Dr. Murat Çemrek ise konuşmasını entegrasyonlarda siyasi ilişkilerin ekonomiden daha önplanda olduğu tezinden yola çıkarak şekillendirdi. Huveydi’nin; “1979 Camp David Antlaşması’ndan sonra Arap dünyası başsız kaldı. Türkiye Arap dünyasının başı haline geldi” sözüne atıfta bulunarak İslam Konferansı Örgütü’ne (İKÖ) seçimle gelen ilk Genel Sekreter’in Türkiye’den olduğunu ve ABD Başkanı’nın bu değişimle beraber ilk kez İKÖ Genel Sekreteri’ni kabul ettiğini vurguladı. 2020 yılının Türkiye açısından önemine değinen Çemrek, yaşlı nüfus oranının genç nüfusu geçmesinin beklendiğini, bu nedenle de Türkiye’nin 2020’den sonra genç nüfusun hızla arttığı Arap ülkelerine ihtiyaç duyacağını belirtti.
Toplantı soru-cevap bölümü ile son buldu.