Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : info@sde.org.tr
‘‘Türkiye’nin Enerji Açığı Sorunu ve Çözüm Önerileri’’ Tartışıldı
Stratejik Düşünce Enstitüsü’nde (SDE) ‘‘Türkiye’nin Enerji Açığı Sorunu ve Çözüm Önerileri’’ konulu toplantı Gazi Üniversitesi Maliye Bölümü’nden Prof. Dr. Fevzi Rıfat Ortaç’ın moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Toplantıya konuşmacı olarak ise şu isimler katıldı: Kırıkkale Üniversitesi İktisat Bölümü’nden Yrd. Doç. Dr. Levent Aydın ve Yrd. Doç. Dr. Hilmi Ünsal, Devlet Planlama Teşkilatı Uzmanı Ahmet Dinçer, Hazine Müsteşarlığı Uzmanı Murat Ertuğrul, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Uzmanı Dr. Murat Gidiş ve Orhun Selçuk, EPDK Başkan Danışmanı Barış Sanlı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Uzmanı Süleyman Mümin Bulut.
05 Mayıs 2011 17:20

Toplantı Kırıkkale Üniversitesi İktisat Bölümü’nden Yrd. Doç. Dr. Levent Aydın’ın konuşması ile başladı. Aydın konuşmasında özellikle enerji açığı sorununa değindi. Elektrik üretimi için enerji talebinin hızla artmakta olduğunu belirten Aydın, artan enerji ihtiyacına karşılık Türkiye’de enerji üretiminin aynı oranda artmamasının sorunun temelini oluşturduğunu açıkladı. 1990’dan bu yana petrol ve doğalgaza önem verildiğini buna karşılık yerli üretimde kullanılabilecek olan linyit ve hidrolikten vazgeçildiğini belirtirken, dengenin ithal kaynaklara yöneltilmesinin enerji ithalatını zora soktuğuna da değindi. Aydın, elektrik üretiminde doğalgaza alternatif olabilecek kaynakları ise şu şekilde sıraladı: kömür, hidrolik, nükleer enerji.

Aydın’dan sonra söz alan Tabii Kaynaklar Bakanlığı Uzmanı Süleyman Mümin Bulut, enerji politikalarının ana belirleyicileri üzerinde durdu. Hızlı talep artışı, yüksek ithal bağımlılık oranı, yüksek enerji yoğunluğunu ana belirleyiciler olarak sıralayan Bulut, açığı kapatmak için rüzgar gücü, jeotermal güç, kalan hidro ve linyit rezervlerinin değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
 
Yrd. Doç. Dr. Hilmi Ünsal ise Türkiye’de enerji sektörüne yönelik devlet politikalarına değindi. Türkiye’nin petrol ihtiyacının yüzde 90’ını ithal ettiğini açıklayan Ünsal, petrolün yüzde 36’sını İran’dan, yüzde 33’ünü Rusya’dan, yüzde 14’ünü Suudi Arabistan’dan aldığını, bu nedenle Ortadoğu bölgesinde çıkan karışıklıkların bizim enerji maliyetlerimizi arttırdığını ve Türkiye’nin enerji politikalarının uygulamasını zorlaştırdığını belirtti.
 
EPDK Başkan Danışmanı Barış Sanlı ise Türkiye’de enerji arzı risk incelemesi yaptı. Kömürü büyük oranda tüketmenin mantıklı olmadığını belirten Sanlı, 80’lerden önce tüm dünyanın petrol, 80’ler ve 90’lardan itibaren ise özellikle doğalgaz tüketmeye başladığını ve doğalgazla elektrik üretmenin çok mantıklı olduğunu ifade etti. Sanlı Türkiye doğalgazın bir kısmını kendisi üretebilirse sorunun azalacağını da belirtirken, enerji üretiminin çeşitlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Sanlı Temmuz ayından itibaren bir krizin daha yaşanabileceğini de ifade etti.
 
Sanlı’nın sunumunun ardından söz alan EPDK Uzmanı Orhun Selçuk, Türkiye elektrik piyasasında arz güvenliği konusu üzerinde durdu. Elektrik Piyasası Kanunu’na da değinen Selçuk, kanunla “Rekabet ortamında özel hukuk hükümlerine göre faaliyet gösterecek bir piyasanın tesis edilmesi amaçlanmıştır” dedi. Selçuk arz güvenliğini açıklarken ise şunları kaydetti: “Arz güvenliğinin ekonomik ve teknik birçok yönü bulunmaktadır. North American Electric Reliability Council’in (NERC) arz güvenliği tanımı güvenirlik ve yeterlilik olmak üzere iki bileşene ayrılmaktadır.
 
Sistemin yeterliliği: Kapasite ve talebin birbirlerine göre durumlarını anlatır, daha çok uzun dönemli ve ekonomik bir kavramdır. Sektöre yeterli yatırım çekilmesi ile ilgilidir.
 
Güvenirlik: Gerçek zamanda başka bir değişle kısa dönem arz güvenirliğini esas alır, daha çok teknik bir konudur ve sistem işletmecisinin sorumluluğundadır.”
 
Hazine Müsteşarlığı Uzmanı Murat Ertuğrul ise çözüm önerilerini şu şekilde sıraladı:
 
- Enerji taleplerinin sağlıklı yapılması,
- Üretimde kaynak çeşitliliğini sağlamak amacıyla 2020 yılına kadar nükleer santrallerin toplam üretim içindeki payının en az yüzde 5 seviyesine çıkarılması,
- 2023 yılına kadar yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlanan toplam üretim içindeki payının yüzde 30 seviyesine çıkarılması.
 
Devlet Planlama Teşkilatı Uzmanı Ahmet Dinçer Türkiye’de enerji üretimi ve tüketimi konusunu değerlendirirken özellikle Türkiye’de nükleer enerji konusuna değindi. Dinçer konuşmasında, nükleer enerjinin ödemeler dengesine etkisini inceledi.
 
Toplantı soru-cevap bölümü ile son buldu.