Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : info@sde.org.tr
Türkiye-Çin İlişkilerinde 40. Yıl Toplantısı
Stratejik Düşünce Enstitüsü’nde “Türkiye-Çin İlişkilerinin 40. Yılı” başlıklı toplantı gerçekleşti. 8 Temmuz’da gerçekleştirilen toplantının moderatörlüğünü SDE Uluslararası İlişkiler Programı Uzmanı Doç. Dr. Erkin Ekrem yaparken, toplantıya konuşmacı olarak şu kişiler katıldı: Adnan Menderes Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Doç. Dr. Selçuk Çolakoğlu, Dumlupınar Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Barış Adıbelli, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden Dr. Bahadır Pehlivantürk ve Dış Ticaret Müsteşarlığı Anlaşmalar Genel Müdürlüğü Dış Ticaret Uzmanı Zülfikar Kılıç.
08 Temmuz 2011 17:40
Toplantıda Türkiye ve Çin Halk Cumhuriyeti arasındaki diplomatik ilişkilerin başlamasının 40. yıl dönümü nedeniyle, Türk-Çin diplomatik ilişkilerinin tarihsel gelişimi, iki ülke arasındaki siyasi ve ekonomik ilişkilerin farklı boyutlarıyla değerlendirilirken, değişen küresel güç dengelerinde Türkiye ve Çin ilişkilerinin önündeki fırsat ve tehditler üzerinde duruldu.
 
Toplantı SDE Uzmanı Erkin Ekrem’in hazırladığı sunumu ile başladı. Ekrem konuşmasında iki ülke arasında yapılan karşılıklı ziyaretlere, Türk-Çin siyasi, ekonomik, askeri ilişkilere, bu ilişkilerin özelliklerine ve iki ülkenin karşılıklı çıkarlarına değindi.
 
Türk-Çin Siyasi İlişkisi
 
“4 Ağustos 1971’de Türkiye Paris Büyükelçisi Hasan Esat Işık ile Çin Halk Cumhuriyeti Paris Büyükelçisi Huang-chen arasında imzalanan bir protokole iki ülke diplomasi ilişkisi tesis edilmiştir” diyen Ekrem, iki ülke arasında ilk yakınlığın 11 Haziran 1978’de Çin Dışişleri Bakanı Huang-hua başkanlığında bir heyetin Ankara’ya gelmesiyle başladığını belirtti.
Aralık 1982’de Türkiye 7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren Çin’i ziyaret ettiğine de değinen Ekrem, bu ziyaretin Türkiye’nin Çin’e düzenlediği ilk üst düzey ziyaret olduğunun altını çizdi ve ilerleyen yıllarda her düzeyde gerçekleştirilmiş diğer ziyaretlere değindi.
 
İki Ülke Siyasî İlişkilerinde Yer Alan Konular
 
Ekrem iki ülke siyasi ilişkilerinde yer alan konu başlıklarını şu şekilde sıraladı: “Bölgesel ve küresel sorunlar, ikili siyasî ilişkiler, ikili ticari ilişkiler ve turizm, ikili askeri ilişkiler, Uygur sorunu.”
 
Siyasî İlişkilerin Özellikleri
 
Türkiye-Çin siyasi ilişkilerinin özelliklerinden de bahseden Ekrem, Cumhurbaşkanı ve başbakan düzeyindeki ilişkilerin yoğun olmadığına, buna karşılık bakanlar düzeyindeki ilişkilerin ise daha yoğun olduğuna açıklık getirdi. Türk-Çin ilişkileri “düşük yoğunluk” özelliği gösterdiğini kaydetti.
 
Türk-Çin Ekonomik İlişkileri
 
“İki ülke arasında ticari faaliyetleri arttırmayı amaçlayan ve 1978 yılında ilk kez gerçekleştirilen Türkiye-Çin Karma Ticaret Komisyon Toplantısı, 5 Nisan 2002’ye kadar 14 toplantı yapmıştır” diyen Ekrem, ikili ticaret dengesinin hep Türkiye aleyhine geliştiğinin altını çizdi.
 
Türk-Çin Askeri İlişkileri
 
İki ülkenin silahlı kuvvetlerinin, karşılıklı olarak genelkurmay başkanı, kara kuvvetleri, hava kuvveleri ve deniz kuvvetleri komutanları düzeyinde yoğun ziyaretler gerçekleştirdiklerine de değinen Ekrem, 1996 yılında Türkiye ile Çin arasında askeri işbirliği ön gören gizli bir anlaşma yapıldığını ve Türkiye’nin Çin’den füze satın almaya ve füze teknolojisi intikal etmeye çalıştığını açıkladı.
 
Türkiye’nin Çıkarları
 
Ekrem, Türkiye’nin ikili ilişkilerden çıkarlarını şu şekilde sıraladı:
 
Çin büyük bir ülkedir ve BM Güvenlik Konseyi üye ülkesidir. 2030’da ABD’ye karşı koyabilecek süper güç olacaktır, bu kapsamda iyi ilişkileri geliştirmek önemlidir.
Türkiye, PKK ve KKTC sorunlarında Çin’in uluslararası siyasî sahnedeki etkisinden istifade etmek istiyor. 
Türkiye, Çin pazarından kendi payına düşen kısmı almak istiyor ve finans ve yatırım beklentisi var.
 
Çin’in Çıkarları
 
Ekrem, Çin’in ikili ilişkilerden çıkarlarını ise şu şekilde sıraladı:
 
Jeostratejik konumda olan Türkiye’yi kazanmak Çin’in Batı’ya açılma stratejisinde fevkalade önem arz eder.
Türkiye, Orta Asya ve Ortadoğu bölgelerinde işbirliği yapabilecek en uygun ülkedir.
Çin’in Doğu Türkistan ayrılıkçı hareketinin ortadan kaldırılması ve ülke güvenliğinin sağlanması noktasında Türkiye’nin desteğine ihtiyacı vardır.
 
Ekrem’in konuşmasının ardından şuan ki ilişkilerin durum değerlendirmesini yapmak üzere sözü Doç. Dr. Selçuk Çolakoğlu aldı. Son iki yıllık dönemde, özellikle Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün 2009 yılında Çin’e düzenlediği ziyaretle beraber, ilişkilerin iyice yoğunlaştığını belirtti. Bakanlar ve heyetler düzeyinde karşılıklı olarak pek çok ziyaretin gerçekleştiğine vurgu yapan Çolakoğlu, iki ülke arasında stratejik anlamda işbirliği yapıldığını, bu manada ekonomik ve uluslararası sorunlara yaklaşımda paralellik olduğunu belirtti. İki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin küresel niteliğine vurgu yapan Çolakoğlu, ikili ilişkiler ile ABD gibi üçüncü tarafların da ilgilendiğini kaydetti. “Ekonomik işbirliği bir süre sonra siyasi dostluğu da arttırabiliyor” diyen Çolakoğlu, Çin ile ortaklığı geliştirmek ve ilişkileri yoğunlaştırmak gerektiğini vurguladı.
 
Yrd. Doç. Dr. Barış Adıbelli, Çin’in dünya çapında en büyük avantajının iş gücünün çok ve ucuz olması üzerinde durdu. Ham maddeyi toplayan ve stoklayan Çin’in buna göre bir maliyet belirlediğini, bunun da Türkiye önündeki en büyük dezavantajlardan biri olduğunu kaydetti. Adıbelli son dönemde Türkiye’nin Çin için önem kazandığının üzerinde durarak, “son dönemde neden Türkiye bu kadar önem kazandı” sorusuna cevap aradı. Yunanistan’da yaşanan ekonomik krizin ve İran’ın kendini uluslararası arenada yalnızlaştırmasının bunun nedeni olduğunu kaydeden Adıbelli, Çin için ülkelerin değil, pazarların önemi olduğunu belirtti ve “pazarların önemli bir silah olduğunu gördüler ve bunu kullanıyorlar” dedi.
 
Dr. Bahadır Pehlivantürk ise Türk-Çin ilişkilerinin seyrini “istikrarsız” olarak nitelendirdi.
 
Sorun Alanları
 
Toplantıda, Türkiye’nin ikili ilişkilerdeki sorun alanları şu şekilde sıralandı:
 
Uygur/ Doğu Türkistan sorunu
Ticaret
Ekonomik sorunlar
Türkiye-Çin arasında bölgesel iş birliğinin kurumsal anlamda zayıflığı
Ülkelerin birbirini yanlış anlamasından kaynaklanan psikoloji sorunu, algılama problemi.
 
Gelecek İçin Öneriler
 
♦ İkili ilişkileri geliştirebilmek için karşılıklı işbirliği kurulmalıdır.
Üniversiteler arasında işbirliği yapılmalıdır.
Karşılıklı kültürel faaliyetler düzenlenmelidir.
Ortak tarih araştırmaları yapmalıyız.
♦ Toplantı soru cevap bölümü ile son buldu.