Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : info@sde.org.tr
“Türk Dış Politikasının Arap Dünyasındaki Yankıları”
Mısırlı tanınmış yazar Fehmi Huveydi (M. Fahmy Howeidy) SDE'de “Türk Dış Politikasının Arap Dünyasındaki Yankıları” konulu konferans verdi. Howeidy, Camp David anlaşmasından (1978) sonra Mısır’ın Arap dünyasındaki liderliğinin sona erdiğini belirterek, Arap dünyasının artık başsız bir gövde olmadığını kaydetti.
05 Ocak 2011 19:14

Stratejik Düşünce Enstitüsü (SDE) tarafından “Türk Dış Politikasının Arap Dünyasındaki Yankıları” konulu konferans gerçekleştirildi.  Prof. Dr. Yasin Aktay’ın moderatörlüğünde gerçekleşen konferansın konuşmacısı Mısır El-Shorouk Gazetesi Başyazarı Fehmi Huveydi (M. Fahmy Howeidy) oldu.Türk dış politikası, komşularla sıfır sorun politikası, Türkiye ve Arap ülkelerinde ihracatın artması, değişen küresel güç dengeleri, eksen kayması tartışmaları gibi son dönem uluslararası ilişkileri şekillendiren konulara değinen SDE Başkanı Aktay, sözü Huveydi’ye bıraktı.
 
Konuşmasına AK Parti öncesi ve sonrası Türk-Arap ilişkilerini değerlendirerek başlayan Huveydi; “Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra Türkiye Arap dünyası ile ilişkilerini kesti. Merhum Turgut Özal döneminde ilişkiler yeniden düzelmeye başladı. Başbakan Tayyip Erdoğan’ın ve Davutoğlu’nun Arap dünyasına yönelik politikaları Türkiye’nin bölgedeki rolünü ve önemini arttırdı.” Şeklinde konuştu. Huveydi, Türkiye’nin bu rolünün Arap dünyasında nasıl karşılandığını ise şu şekilde ifade etti:
 
“AK Parti iktidara gelmeden önce Arap dünyası ile Türkiye arasında bir boşluk vardı. Arap dünyası başsız bir gövde gibiydi. Camp David anlaşmasından (1978) sonra Mısır’ın Arap dünyasındaki liderliği sona erdi. Bir anlamda Mısır İsrail'le uğraşmaktan yoruldu denilebilir. Türk Arap ilişkilerinin gelişmesinde şartlar da olumlu gelişti. Sovyetler Birliği’nin dağılması ve 11 Eylül olaylarının da etkisiyle ilişkiler olumlu yönde gelişti. Ayrıca Arap kadınlar koyun otlatmayı bırakıp Türk dizileri seyretmeye gidiyor. Son dönem Türk dış politikası bu boşluğu kapatmakla birlikte, önemli gelişmelerde rol oynadı. Arap dünyası gördü ki, gerektiğinde İsrail karşısında duran, ona hayır diyebilen bir ülke var. Böylece Araplar kaybettiği haysiyetlerini bir anlamda geri kazandılar. Arap dünyası artık başsız bir gövde gibi değil.”
 
Sünni bir Türkiye’nin İran’a göre, Arap ülkelerinde daha fazla kabul gördüğünü belirten Howeidy, Türkiye’nin Arap dünyası ile ilişki kurarken bu ilişkiyi siyasi bir proje olarak görmediğini karşılıklı menfaatlerin ön plana taşındığı bir platform olarak gördüğünü belirtti. Huveydi, İpek Yolu örneğini vererek problemsiz ve ticarete dayalı bir ilişki geliştirildiğini, iki tarafın bu ilişkiden kazançlı çıktığını belirtti. Ders kitaplarında karşılıklı olarak Arapları ve Türkleri karalayan ifadelerin bulunduğunu bunların değiştirilmesi gerektiğini hatırlatan Huveydi, "Taraflar her zaman birbirlerini saygıyla anmadı. Araplar arasında Türkleri, Türkler arasında da Arapları kötüleyen deyimler bulunuyor. Ancak tarih konusu akademisyenlere bırakılmalıdır. Siyasetçiler bugünü konuşmak durumundadır. Tarihi herkes dilediği gibi yorumladı. Türkiye İsrail'i ilk tanıyan İslam ülkesiydi. Cezayir'in bağımsızlığını da geç tanıdı. Fakat o Türkiye başka bir Türkiye idi. Sorunları abartmayalım. Almanya ile İngiltere ve Fransa da birbirleriyle yıllarca savaştı. Bugün birarada yaşıyorlar." şeklinde konuştu.
 
Türkiye’nin stratejik yönden önemli bölgesel bir aktör olduğunu ifade eden Huveydi; “Davutoğlu, Türkiye’nin Doğu ve Batı arasında bir köprü olarak kalmayacağını aynı zamanda bir karar merkezi olacağını belirtti. Biz de gördük ki, Türkiye Doğu ile ilişkilerini geliştirirken, Batı ile olan kapıyı kapatmadı, Doğu ve Güneye yeni kapılar açtı” dedi.
 
Konuşmasını tamamlarken Huveydi şu sorulara dikkat çekti:
 
“Özellikle son dönem Türk Arap ilişkileri AK Parti’nin mi, yoksa Türkiye’nin mi politikasıydı? Türkiye’de Haziran’da olacak seçimlerde AK Parti seçimi kaybederse, Türk-Arap ilişkileri nasıl etkilenir? Yine son dönemde Türkiye’nin üstlenmiş olduğu role İsrail ve Amerika tahammül edebilecek mi?”
 
Konferans soru cevap bölümü ile son buldu.

SDE’nin davetiyesinde, konferansın konusu şu şekilde özetlendi:

Türkiye’nin dış politika alanında son yıllarda gerçekleştirdiği atılımlar ve geliştirdiği diplomatik inisiyatifler dünyanın her yerinde olağanüstü ilgi çekmektedir. Medeniyetler ittifakı projesi, komşularla sıfır sorun yaklaşımı, ekonomik entegrasyon için serbest vize rejimine geçiş, çatışma noktalarında aktif arabuluculuk rolü üstlenme, Irak ve Lübnan gibi istikrarsız ülkelerdeki siyasi gruplarla yürütülen ritmik diplomasi yeni Türk dış politikasının aktivizmini gösteren temel bileşenleri oluşturmaktadır. Ancak Türkiye’nin özellikle Ortadoğu’ya yönelik izlediği proaktif dış politikası dikkat ve ilgi çektiği kadar, bazı kesimlerde endişe de yaratmaktadır. Bu nedenle Türk ve Arap dünyası arasındaki yakınlaşmanın kalıcı olabilmesi için bir yandan halklar arasındaki temasların artırılması, diğer yandan da özellikle entelektüeller arasında karşılıklı diyalog mekanizmalarının geliştirilmesi gerekmektedir.

 
M. Fahmy Howeidy (Fehmi Huveydi)
 
1937 Mısır doğumludur. 1961 yılında Kahire Üniversitesi Hukuk fakültesinden mezun olmuştur. Köşe yazarlığı yapan Fahmy Howeidy, Çağdaş İslam düşüncesi ile Arap ve İslam dünyası meseleleri konularında uzmandır. Fahmy Howeidy, kariyer hayatına 1958 yılında Mısır’daki Al-Ahram gazetesinde başlamıştır. 1977 yılında Kuveyt’deki Al-Arabi aylık dergisinde yönetici editörlük, 1982 yılında İngiltere’deki Arabia dergisinde yardımcı editörlük görevlerinde bulunmuştur ve 1985’den beri Arabia için yazarlık yapmaktadır. 2007-2009 yılları arasında Mısır’daki El-Destour gazetesi için köşe yazarlığı yapmış olan Howeidy, 2008 yılında Al-Ahram gazetesinden istifa etmiş ve El-Shorouk gazetesine geçmiştir. Fahmy Howeidy, Beyrut Ulusal Arap Konferansı’nın Mütevelli Heyeti Üyesi, Beyrut Ulusal İslam Konferansı üyesi, Kahire’deki Çağdaş Müslüman dergisinin Yönetim Kurulu Üyesi ve Doha’daki Müslüman Akademisyen Uluslar arası Birliği’nin de Yönetim Kurulu üyesidir. Howeidy’nin makaleleri haftalık olarak Mısır’ın El-Shorouk gazetesinde ve Lübnan, Ürdün, Katar, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri ve Kuveyt gibi diğer 8 Arap gazetesinde de aynı anda yayınlanmaktadır. El Shorouk gazetesindeki günlük köşesi de bir Katar gazetesi olan El-Sharq’da ve bir Ürdün gazetesi olan Al-Sabeel’de yayınlanmaktadır. Fahmy Howeidy’nin 20 adet basılmış kitabı bulunmaktadır. Bunlardan bazıları Sessiz Atlarımız, Sansürlü Makaleler, Kur’an ve Sultan, İçerden İran, Taliban: Allah’ın Yanlış Savaştaki Askerleri, Eksik Dindarlık, Çin’de İslam, İslam ve Demokrasi İçin’dir. Ayrıca Sovyetler Birliği’nde İslam, Batı Afrika’daki Müslümanlar, Bosna’da Direniş Deneyimi ve İslam Yahudileri konulu araştırmalarda bulunmuştur.