Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : info@sde.org.tr
‘‘Ortadoğu’da Değişim ve Demokratikleşme’’
"Ortadoğu’da Değişim ve Demokratikleşme" konulu panel SDE Başkanı Prof. Dr. Yasin Aktay’ın moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Panele konuşmacı olarak; SDE Uluslararası İlişkiler Programı Koordinatörü Prof. Dr. Birol Akgün, Osman Gazi Üniversitesi, İİBF Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi ve SDE Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Uysal, Bilkent Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Akif Kireçci ve SDE Uluslararası İlişkiler Programı Uzmanı Kaan Dilek katıldı.
18 Şubat 2011 10:31
 
Panelde Tunus ve Mısır’da yaşanan gelişmelerin başka hangi bölge ülkelerini doğrudan etkileyeceği, İran’ın da Ortadoğu’da esen değişim rüzgârlarından etkilenip etkilenmeyeceği, Yemen’in tekrar ikiye bölünüp bölünmeyeceği, Lübnan’da iktidar boşluğunun nasıl doldurulacağı, Suriye’nin bu dalgaları nasıl atlatacağı, Ürdün’de sessiz ve derinden gelen muhalefet seslerinin nasıl yankı bulacağı, İsrail’in tüm bu bölgesel gelişmelerden nasıl etkileneceği, ABD’nin Ortadoğu politikalarının nasıl yeniden şekilleneceği, Mısır ve Tunus’ta nasıl bir geleceğin inşa edileceği gibi konular ele alındı.
 
Özgürlük Ateşi Yayılıyor
 
Panelde ilk sözü olan Akif Kireçci konuşmasında, Mısır’da Mübarek’in gitmesi öncesi ve sonrasındaki süreci ele aldı.
 
Tunus’ta özgürlük ateşinin yakıldığını belirten Kireçci, bu ateşin Tunus’tan sonra Mısır’a sıçradığını, ardından Yemen, Ürdün, Lübnan, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde de görüldüğünü ifade etti.
 
Sunumuna üç temel soru ile yön veren Kireçci bu soruları şu şekilde sıraladı:
 
-          Bu hareketler muvaffak alacaklar mı?
-          Neden şimdi?
-          Örgütlü bir yapı var mı?
 
Kireçci özellikle bu olayların fitilinin neden şimdi ateşlendiği sorusunun üzerinde dururken, Mübarek yönetiminin de, internetin de, Amerikan Üniversiteleri’nin de uzun yıllardır Mısır’da var olduğunun altını çizdi.
 
Batının Oryantalizm Laboratuarı: Mısır
 
Kireçci Mısır’ın nüfusu, tarımı ve ekonomisiyle nasıl bir ülke olduğunu açıkladı ve stratejik önemini belirtti. Mısır’ın Arapların kültür merkezi olduğuna da değinen Kireçci aynı zamanda Mısırlı entelektüellerin dünyaya hakim olduklarını kaydetti. İsrail ile barış içinde olan Mısır’ın İsrail’in güney kanadını kontrol altında tuttuğuna da değinen Kireçci, Amerikan etkisinin Mısır’da güçlü olduğunu öne sürdü.
 
Mısır’ın Batının oryantalizm laboratuarı olduğuna değinen Kireçci, “Mısır’da yaşananlar bir devrimse henüz bitmedi. İlk hedef Mübarek’in gitmesiydi bu hedef gerçekleştirildi” diyerek sözlerini tamamladı.
 
Sürdürülebilir Ortadoğu Politikasının Önemi
 
Kireçci’nin ardından sözü olan SDE Uluslararası İlişkiler Programı Koordinatörü Prof. Dr. Birol Akgün, Soğuk Savaş sonrasında Ortadoğu’daki devletlerin ABD merkezli olmak üzere Batı çıkarlarını ucuza sağladıklarını ifade ederken, 11 Eylül’ün bu coğrafyadaki değişimin nasıl olacağına yönelik tartışmaları başlattığına da temas etti. 11 Eylül saldırılarını gerçekleştirenlerin ABD’nin Ortadoğu’daki müttefikleri Mısır ve Suudi Arabistanlı kişilerden oluşmasının “bizden neden nefret ediyorlar” sorusunu ortaya attığını kaydeden Akgün, Irak ve Afganistan işgallerine işaret ederek, “Güç kullanarak hegemonik bir gücün dünyayı kontrol etmesi mümkün değil, Batı bunu anladı. Aynı zamanda özellikle Irak ve Afganistan’da yaşananlar demokrasi, özgürlük, insan hakları gibi kavramları kirletti. Bunların sonucunda Ortadoğu politikalarında bir değişim sürecine gidildi” diyerek sürdürülebilir bir Ortadoğu politikası arandığını belirtti. Akgün sözlerine şu cümle ile son verdi: “Son dönemde Tunus’ta ve Mısır’da olan olayları değerlendirirken, her şeyi ABD yaptı dersek, 8 milyon insana haksızlık etmiş oluruz.”
 
Akgün’ün konuşmasının ardından ise Doç. Dr. Ahmet Uysal özellikle Mısır bağlamında son dönem yaşanan olayları değerlendirdi. El- Cezire ve internet gibi görsel medyanın bu olaylardaki rolü üzerinde duran Uysal, İhvan’ın önemini belirtti. Uysal aynı zamanda Türkiye’nin model ülke olarak ele alınmasının üzerinde de durdu.
 
Uysal’dan sonra konuşan SDE Uzmanı Kaan Dilek Ortadoğu’da yaşananları İran bağlamında değerlendirdi. “Bugün yaşanan olayları anlamak için Şii teolojisinin evrimi üzerinde durmalıyız” diyen Dilek, Velayet-i Fakih anlayışı hakkında bilgiler verdi.
 
Dilek bugün İran’da yaşanan olayların Tunus ve Mısır’da yaşananlar ile alakalı olmadığını belirtirken, 1996 yılında Hatemi’nin “değişim sloganı”nı kullanarak Cumhurbaşkanı seçilmesi ile beraber İran’daki hareketin başladığını savundu.
 
Toplantı soru cevap bölümü ile son buldu.