Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : info@sde.org.tr
“Hindistan-Türkiye İlişkileri ve Hindistan Bölge Jeopolitiği”
Stratejik Düşünce Enstitüsü’nde “Hindistan-Türkiye İlişkileri ve Hindistan Bölge Jeopolitiği” konulu beyin fırtınası gerçekleştirildi. 5 Temmuz 2011' de gerçekleştirilen toplantının moderatörlüğünü SDE Uluslararası İlişkiler Programı Koordinatör Yardımcısı Doç. Dr. Murat Çemrek yaparken, toplantıya konuşmacı olarak Jawaharlal Nehru Üniversitesi’nden Orta Asya Araştırmalar Enstitüsü Uzmanı, Himalayan and Central Asian Studies Editörü Yrd. Doç. Dr. Mahesh Ranjan Debata katıldı.
05 Temmuz 2011 17:41
 
Toplantıda nüfus itibarıyla dünyanın ikinci, gayri safi milli hâsıla bakımından da dünyanın dördüncü büyük ülkesi olan Hindistan’ın Türkiye açısından Çin’den sonra ikinci büyük pazar olma potansiyelinden bahsedildi. Mevcut kapasitesi ile Hindistan pazarında pay almaya uygun olan Türkiye’nin Hindistan ile ikili ticari ve siyasî ilişkilerini geliştirmekle birlikte, bölgesel stratejik işbirliği yapabilmelerinin imkânı üzerinde duruldu. Hindistan’da büyüklü-küçüklü 122 düşünce kuruluşu olduğu belirtilirken Hindistan’ın bu tür düşünce kuruluşlarında Türkiye’nin Hindistan politikasını anlatması, Hindistanlı araştırmacıların Türkiye’ye yönelik Hindistan dış politikasını şekillendirmesine katkı sağlayacağı üzerinde değerlendirilmeler yapıldı. Ayrıca Hindistan ve Türkiye’nin Afganistan gibi bölgesel konularda işbirliği yapmasının da önem arz ettiği kaydedildi.
 
İkili İlişkilerin Tarihsel Arka Planı
 
Yrd. Doç. Dr. Mahesh Ranjan Debata konuşmasına Türkiye-Hindistan ilişkilerinin tarihsel arka planına değinerek başladı. Türk-Hindistan ilişkilerinin çok eski dönemlere kadar uzandığını ifade eden Debata, Kurtuluş Savaşı döneminde Türkiye’ye ilk dış yardımı Hindistan’ın yaptığını, İş Bankası’nın kurulmasında bu yardımların büyük desteği olduğunu kaydetti. Debata daha sonra ilk resmi ilişkilerin başladığı 1948 yılına ve sonrasına değindi. Soğuk Savaş döneminde Türkiye ve Hindistan’ın farklı kamplarda olduklarına vurgu yapan ve bir dönem Türkiye’nin Pakistan ile geliştirdiği ilişkilerin, Hindistan ile ilişkileri kötü etkilediğini ama şimdiki süreçte ilişkilerde bir sorun olmadığını belirtti.
 
Debata, Türkiye ile Hindistan’ın ortak noktalarına da temas etti ve o noktaları şu şekilde sıraladı: Demokrasi, laiklik, G20 üyeliği, Dünya Ticaret Örgütü üyeliği ve kalkınmacı ekonomiler.
 
Üst Düzey Ziyaretler
 
Debata sunumunda daha sonra iki ülke arasında gerçekleşen üst düzey ziyaretleri sıraladı ve Soğuk Savaş sonrasında ziyaretlerin arttığını ifade etti. İlk üst düzey ziyaretin 1951 yılında Hindistan Eğitim Bakanı Maulana Abul Kalam Azad tarafından gerçekleştirildiğini, bunu 1960’ta Jawaharlal Nehru’nun, 1988’de Rajid Gandhi’nin izlediğini, 1998, 2003 yıllarında da çeşitli ziyaretlerin yapıldığını, 1986 yılında Turgut Özal’ın, 1989’da Kenan Evren’in, 2008’de Recep Tayyip Erdoğan’ın ve 2010’da ise Abdullah Gül’ün Hindistan’ı ziyaret ettiğini belirtti. Özellikle 2008’de Recep Tayyip Erdoğan tarafından gerçekleştirilen ziyaret sırasında Hindistan ve Türkiye arasında birçok anlaşma imzalandığını ve imzalanan bu anlaşmaların iki ülke arasındaki ilişkileri geliştirildiğine dikkat çekti.
 
Ekonomik İlişkiler
 
İki ülke arasında ekonomik ilişkileri geliştirebilmek adına yapılan anlaşmalara da değinen Debata, Hint vatandaşlarının Türkiye’ye vizesiz gelip, 20 Euro karşılığında bir vize alıp, ülkeyi gezdiklerini, bundan çok mutlu olduklarını ve ikili ilişkilerin geliştirilebilmesi için de bunun önemli olduğunu vurguladı.
 
Debata daha sonra Türkiye ve Hindistan arasındaki protokollere değindi. Karşılıklı ticaret hacmi üzerinde de duran Debata, 2004 ve 2010 yılları arasında bu hacmin iki ülke için de büyük oranda arttığını kaydetti. İki ülkenin de kazanabilmesi için bu ilişkilerin devam etmesi gerektiğini belirtti.
 
Hindistan’ın Türkiye’ye petrol, antibiyotik, pamuk ipliği, organik boya, halı, tütün, araba, mobil telefon gibi ürünler ihraç ettiğini belirten Debata, Türkiye’nin Hindistan’a ihraç ettiği maddeleri ise şöyle sıraladı; otomobil, halı, haşhaş tohumu, bakır, kimyon, deri, altın ve çelik rulolar…
 
Debata iki ülke arasındaki kültürel faaliyetlere de değindi. Debata bu kapsamda Hindistan’ın Türk öğrencilere verdiği eğitim bursu üzerinde de durdu.
 
Tavsiyeler
 
Debata ilişkileri daha fazla geliştirecek tavsiyelerde de bulundu ve bu tavsiyeleri şu şekilde sıraladı;
 
- Üst düzey ziyaretlerin iki yılda bir, karşılıklı bir şekilde gerçekleşmesi,
- Bu ziyaretlerin sadece üst düzeyde değil, tüm düzeylerde de gerçekleşmesi,
- Daha fazla akademisyen ve araştırmacı değişiminin olması,
- Think tank’ler arasında ilişkilerin gelişmesi ve bu kapsamda ortak konferanslar düzenlenmesi ve iki ülkeyi ilgilendiren meseleler hakkında daha fazla yayın yapılması.

Toplantı soru cevap bölümü ile son buldu.