Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr

ABD Kiminle Mücadele Ediyor?

Alper TAN
09 Haziran 2018 13:49

11 Eylül saldırılarını bahane ederek “küresel terör” ile mücadele söylemi geliştiren ABD, o günden bu yana kendi orduları ve müttefiklerini yanına alarak Afganistan ve Irak’ı resmen işgal edip, milyonlarca masum Müslümanı katletti.

Ancak bunun, ABD ve müttefiklerine hiç beklemedikleri askeri, siyasi ve ekonomik faturaları oldu. ABD ve müttefiklerinin güvenliği daha fazla tehlikeye girdi.

ABD bu defa farklı bir savaş yöntemine ağırlık verdi. Önceleri gizlice kurup desteklediği taşeron terör örgütlerini son yıllarda açıktan eğitip donatmaya ve ordu gibi kullanmaya başladı.

Son on-on iki yıldan beri hızla ABD’den bağımsızlaşan Türkiye, Batıyı ciddi biçimde rahatsız ediyor ve korkutuyor. Artık Ankara uysal koyun gibi davranmıyor. Önlenemez biçimde yükselen bölgesel ve küresel etkinliği hasımlarını ve rakiplerini panikletiyor.

Washington, Türkiye’ye karşı, sahibine vekaleten terör yapan YPG'ye, IŞİD’i bahane ederek, 5-6 bin TIR silah gönderdi. Onları, Amerikan ve Avrupa ülkelerinin subayları açıktan eğittiler. Peki kime karşı? Gerçekten de IŞİD’e karşı mı?

Şayet ABD, IŞİD’e karşı ise, 2017’nin Kasım ayında, Rakka’da sıkışan IŞİD’i kamyonlara, otobüslere doldurarak oradan kurtaran kimdi? ABD ordusu ve CIA değil miydi? ABD ve IŞİD arasındaki gizli stratejiyi İngiltere’nin resmi kanalı BBC duyurmadı mı?

ABD, IŞİD’i Rakka’dan PKK-YPG gözetiminde kurtarmadı mı?

Peki Rakka’da sıkışan IŞİD’i ABD ve PKK birlikte kurtardıklarına göre, IŞİD’in birkaç sene önce Kobani’yi “işgal” etmesi ne anlama geliyordu? IŞİD’in “işgalinden” sonra YPG-PKK’nın Kobani’yi IŞİD’ten “kurtarması” ne oluyordu?

Kobani’nin IŞİD tarafından “işgalini” bahane eden HDP başı Selahattin Demirtaş’ın, işgal konusunda Türkiye’yi suçlayarak elliden fazla masum Kürdün öldürülmesine yol açan talimatını nereye koymalıyız?

ABD Konsolosluğu çalışanlarının FETÖ'den tutuklanması üzerine, konuşan eski ABD elçisi John Bass, "9.5 aydır Türkiye'de terör saldırısı yaşanmıyor. Bu, IŞİD vazgeçtiği için değil, işbirliğimizin sonucu" diyerek hem tehdit edip hem de “Türkiye’ye saldıran IŞİD gruplarının sahibi aslında biziz” “IŞİD’le işbirliği halindeyiz” mesajı vermemiş miydi?

Türkiye ve ABD dışişleri bakanları, “PKK-YPG’nin, Münbiç’ten çıkartılması için” mutabakat sağladıklarını açıkladılar. Bu konuda bir takvimden söz ediliyor.

Bu güne kadar Suriye konusunda ABD, Türkiye’ye verdiği sözlerin hangisinde durdu?

Peki Münbiç konusu kaç seneden beri gündemde olmasına rağmen neden şimdi böyle bir “mutabakatı” kabul ettiler? Zamanlamanın anlamı nedir?

Zamanlamaya baktığımızda bu mutabakatın Afrin’in “ABD’den kurtarılması” sonrası TSK’nın terör merkezi Kandil’i kuşatması sonrasına denk geliyor. Belli ki ABD ve bölgedeki yerel taşeronları çok sıkıştılar. Tekrar toparlanmak için zaman kazanmaya ihtiyaçları var. Kendilerini yeniden tahkim edip tekrar saldırmayı planlıyorlar.

Bunu nereden mi anlıyoruz?

ABD, Deyrizor operasyonu kapsamında terör örgütü YPG-PKK’ya (DSG) son dört günde 250 TIR ağır silah ve zırhlı Hummer araçları daha gönderdi. ABD, IŞİD’i yendiklerini kendisi açıkladığına göre kime karşı kullanılmak üzere bu silahlar PKK’ya veriliyor?

 Ankara ile hemen Münbiç “mutabakatı” ertesinde Brüksel'deki NATO toplantısının ardından basın toplantısı düzenleyen ABD Savunma Bakanı Mattis, 'Terör örgütü IŞİD yenildi diye ABD güçleri derhal Suriye'den çekilmeyecek' dedi. Halbuki 70-80 ülkeden oluşan “IŞİD’le mücadele koalisyonu” kurulurken farklı konuşuyorlardı.

 Demek ki bu binlerce TIR silah, IŞİD’e karşı değil Türkiye’ye karşı verildi. PKK-YPG-DSG ve diğer türevleri de IŞİD’e karşı değil Türkiye’ye karşı terör yaparak ABD ve diğer Batılı ülkelere taşeronluk ediyorlar..

 Bu arada NATO'dan “Kuzey Irak açıklaması” geldi.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, “Kuzey Irak’ta yapılacak operasyonların Ankara ve Bağdat arasında doğrudan diyalog ve iş birliği halinde yürütülmesini umuyorum” demiş.

 Peki PKK terörüne karşı tedbir alan Türkiye’ye akıl veren NATO Genel Sekreteri,  ABD’nin Suriye’de sürdürdüğü terör faaliyetlerinden dolayı Trump’ı uyararak “Suriye’de yapılacak operasyonların Washington-Ankara arasında doğrudan diyalog ve iş birliği ile yürütülmesini umuyorum” demiyor?

Çünkü o da sahibinin sesi.

 

Alper TAN

09.06.2018